TMO hoşnut, üretici yılgın…
Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürü Ahmet Güldal, Adana Ticaret Borsası’nı (ATB) uğrayarak buğday alım sürecine yönelik sözler söyledi. Alan çalışmalarına Adana’dan başladıklarını belirten Güldal, açıklanan buğday alım fiyatının üreticilerce olumlu karşılandığını ileri sürdü. ATB Başkanı Şahin Bilgiç ise fiyatların karamsarlığı dağıttığını savunarak, üreticinin alın teri kurumadan emeğinin karşılığını alması gerektiğini belirtti.
Güldal, konuşmasında “Birçok tarımsal ürünün ilk hasadının yapıldığı bölge Adana ve Çukurova’dır. Bu nedenle saha çalışmalarımıza buradan başlamayı tercih ettik. Açıklamış olduğumuz buğday alım fiyatının üreticilerimiz tarafından memnuniyetle karşılandığını görüyoruz. Lisanslı depolarımız TMO adına alımlara başladı ve depolar doluluk seviyesine ulaşmaya başladı. Önümüzdeki günlerde diğer üretim bölgelerini de ziyaret ederek gözlemlerimizi sürdüreceğiz. Alacağımız geri bildirimler doğrultusunda çalışmalarımıza yön vereceğiz” sözlerine yer verdi.
ATB Başkanı Şahin Bilgiç de, konuşmasında aynı hoşnutluğu vurgularken “TMO Genel Müdürümüz Sayın Ahmet Güldal’ı, İl Tarım ve Orman Müdürümüz Sayın Atilla Bayazıt’ı, TMO Adana Başmüdürümüz Sayın Rifat Tutar’ı ve değerli heyetlerini borsamızda ağırlamaktan memnuniyet duyduk. Adana ve Çukurova, ülkemizin tarımsal üretim gücünün merkezlerinden biridir. Açıklanan buğday alım fiyatı, üreticimizin emeğinin karşılığını alabileceği bir seviyede olmuştur. Bu durum, hasat öncesi oluşan belirsizlikleri ortadan kaldırmış, üreticilerimizin geleceğe daha umutla bakmasını sağlamıştır” diye konuştu.
Ancak yönetim koltuklarından yapılan bu "hoşnut" açıklamaları, tarlada gece gündüz çalışan üreticinin gerçekliği ile uyuşmuyor. Gübre, mazot, tohum gibi girdi akçeleri (maliyetleri) katlanarak artarken, belirlenen taban fiyatlar çiftçinin borç sarmalını bitirmeye yetmiyor. Açıklanan fiyat, TMO’nun ödemeleri yapacağı günün uzunluğu nedeniyle üreticiyi yine tüccara daha ucuz fiyattan satmasına neden oluyor. Üreticinin toprağına küsmemesi, üretimin sürekliliği için fiyatların kağıt üzerinde değil, tarladaki girdi artışlarına göre ayarlanması, hasatın ardından sıkıntılarının bilinmesi gerekiyor. Çiftçi gerçek kazancı elde edemediği sürece gıda bağımsızlığımız tehlikeye girmeye sürecektir.
Uzman Notu
Çukurova, tarımımızın can damarı, bereketin simgesidir. Ancak girdi akçeleri katlanırken alım fiyatlarının "olumlu karşılandığı" yönündeki açıklamalar, ürününü açıklanan fiyattan bile zamanında satamaması üreticinin borç yükünü büyütüyor. Üreticinin varlığını korumak, toprağa bağlı kalmasını sağlamak için fiyatların çiftçinin yaşam gönencini artıracak düzeyde belirlenmesi zorunludur.