Dikili’de Makilik alan yangını…

İzmir’in Dikili ilçesine bağlı Bademler Mahallesi Yahşi Tepesi’nde dün akşam saatlerinde çıkan makilik alan yangını, yürekleri bir kez daha ağza getirdi. İzmir Anakent Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ile Orman Genel Müdürlüğü ekiplerinin sabaha dek süren yoğun çalışmaları sonucunda alevler kontrol altına alındı. Bölgeye gönderilen çok sayıda arazöz, su tankeri, dozer, onlarca görevli personel, alevlerin çevredeki yerleşim yerlerine sıçramasını önlemek adına büyük bir özveriyle çaba harcadı. Her yaz dönemi yinelenen bu yangınlar, kuruyan otlar ya da makilik alanların yazgısıymış gibi sunulsa da işin aslı çok daha derindir. Doğal alanlarımızın, ciğerlerimizin yanması salt bir doğa olayı ya da önlemsizlik olarak geçiştirilemez. Yangınlar Bir Sonuç, Önlemsizlik Bir Sorumluluktur Dikili’deki bu son yangında ekiplerin sabaha dek uykusuz kalarak, canlarını ortaya koyarak çalışması çok değerlidir. Ancak her yangın sonrası itfaiye ekiplerinin başarısını övmek, orman işçilerinin emeğinin arkasına sığınmak, yönetenlerin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Sormak gerekir: İklim krizinin etkileriyle sıcaklıkların tavan yaptığı bu yaz aylarında, bu duyarlı bölgelerde yangın çıkmasını önleyecek kamusal önlemler neden yetersiz kalıyor? Makilik alanlar, biyolojik çeşitliliğin korunması açısından en az ormanlar kadar değerliyse, bu alanların korunması neden yeterince ciddiye alınmıyor? Doğa Anaparadarın Değil, Halkındır Yangınların ardından akıllara gelen ilk soru, bu yanan alanların geleceğidir. Çoğu kez yangın sonrası yazgısına terk edilen ya da imara açılma korkusuyla baş başa bırakılan kıyı bölgeleri, rant odaklarının iştahını kabartmaktadır. Dikili Bademler’deki bu alanın bir an önce rehabilite edilmesi, tek bir karışının bile anaparadara teslim edilmemesi gerekir. Doğanın dengesini bozan, yeşil alanları betona boğan sistem, yangınlar karşısında da kalıcı çözümler üretmekten uzaktır. Gerçek bir çevre koruma politikası, yangın çıktıktan sonra dozer göndermekle değil; yurdu saran bu yeşil örtüyü koruyacak kamusal bilinci, üreticiyle, köylüyle birlikte yerinde örgütlemekle başlar. Dikili halkına geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor; toprağımızı, havamızı, yeşilimizi koruma kararlılığımızı bir kez daha vurguluyoruz.  
Benzer Videolar