Emeklinin kök aylık çıkmazı: Rakamlar meclis’te…

Kabine Toplantısı sonrasında konuşan Çalışma ile Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, milyonlarca emeklinin gözünü diktiği zam oranlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakan, 3 Temmuz’da açıklanacak enflasyon verilerinin ardından net bir rakamın ortaya çıkacağını, bu rakamın da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde sunulacak bir torba yasa önerisiyle yasalaşacağını belirtti. Beklentilere göre SSK ile Bağ-Kur emeklilerine yüzde 18,4 ila 19,4; memur emeklilerine ise yüzde 14,1 ila 15,1 arasında bir artış öngörülüyor. Merkez Bankası tahminleri doğrultusunda en düşük emekli aylığının 23 bin 580 TL ile 23 bin 880 TL seviyelerine çıkarılması hedefleniyor. Yönetenlerin "İnşallah hayırlı olur" dileğiyle sunduğu bu tablo, ne yazık ki yıllarca bu ülkenin değerlerini üreten, alın teri döken emeklilerin insanca yaşama hakkını karşılamaktan çok uzaktır. Enflasyon Verileriyle Oynanan Rakam Oyunu Bakanlık, zammın belirlenmesi için Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıklayacağı haziran ayı verilerini işaret ediyor. Sokaktaki, mutfaktaki, pazardaki gerçek enflasyonun çok uzağında kalan resmi rakamlar, emekçinin cebinden her ay daha fazla eksilen alım gücünü gizlemek adına bir kalkan olarak kullanılıyor. Kağıt üstünde belirlenen altı aylık fark, çarşıdaki fiyat artışlarının gerisinde kaldığı sürece yapılacak zamlar, emeklinin cüzdanındaki yangını söndürmeye yetmeyecektir. Gerçek bir halkçı yönetim, zammı masa başında üretilen yapay verilere göre değil, insanca yaşam sınırını baz alarak belirlemek zorundadır. Torba Yasalarla Geçiştirilen Yaşamlar En düşük emekli aylığının artırılmasını içeren düzenlemenin, sinema ile turizm sektörüne yönelik maddelerin de yer alacağı 25-30 maddelik bir "torba kanun" içine sıkıştırılacağı belirtiliyor. Ülkenin neredeyse en büyük toplumsal kesimini oluşturan emeklilerin yaşam savaşı, bağımsız, köklü, kalıcı bir reformla çözülmek yerine, her dönem olduğu gibi yine torba yasaların arasına serpiştiriliyor. Bu yaklaşım, sistemin emekliye bakış açısını, onu yapısal bir hak öznesi olarak değil, bir "sosyal yardım" kalemi gibi gördüğünü net biçimde ortaya koymaktadır. Emeklilik bir ayrıcalık değil, yılların emeğinin kamusal karşılığıdır. 23 Bin Lira ile Geçim Masalı Öngörülen en düşük aylık tutarı olan 23 bin liralı rakamlar, bugün büyükşehirlerdeki kira bedellerini dahi karşılamaktan uzaktır. Üretim süreçlerinden uzaklaştırılan, yaşlandığında dinlenmesi gereken milyonlarca yurttaşımız, bu yetersiz ücretler yüzünden ilerleyen yaşlarında bile iş aramak, ikinci bir işte çalışmak zorunda bırakılıyor. Çiftçilikten, fabrikadan emekli olmuş üretici kesimlerin toprağından, bağından koparılarak açlık sınırının altında bir yaşama tutsak edilmesi kabul edilemez. Emeklilerin insanca yaşayabileceği, gönençten hak ettiği payı alabileceği bir düzen kurulmadığı sürece, Meclis kürsülerinden yapılacak hiçbir açıklama hayırlı olmayacaktır. Çözüm, torba yasalarda değil; kök aylıkların yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmasındadır.  
Benzer Videolar