Tarım Orkam-Sen’den orman yangınlarına ilişkin çözüm çağrısı
Türkiye'nin birçok bölgesinde günlerdir süren orman yangınları, ağaçların yanı sıra yaşam alanlarını, tarımsal üretimi, kır ekonomisini, canlı çeşitliliğini, kamu hizmetlerini büyük yıkıma uğratıyor.
Türkiye'nin birçok bölgesinde günlerdir süren orman yangınları, ağaçların yanı sıra yaşam alanlarını, tarımsal üretimi, kır ekonomisini, canlı çeşitliliğini, kamu hizmetlerini büyük yıkıma uğratıyor. Tarım Orkam-Sen tarafından yapılan açıklamada, olayın yalnızca hava koşulları ya da tekil ihmallerle açıklanamayacağı, yanlış alan kullanımının, parçalanan ekosistemlerin, yetersiz denetimlerin, planlama eksikliklerinin felakete yol açtığı vurgulandı.
Yangın Sayıları İle Yanan Alanlar Katlandı
Açıklamada yer alan bilimsel verilere göre 2000–2009 döneminde yıllık ortalama 2.091 olan orman yangını sayısı 2024 yılında 3.797'ye yükseldi. Yıllık ortalama yanan alan 8 bin 500 hektardan 27 bin 485 hektara çıkarken, 2025 yılı itibarıyla yaklaşık 80 bin hektarlık alan yangınlardan etkilendi. Akdeniz kuşağında yer alan ülkemizde sıcaklık artışına bağlı kuraklıklar, düşük nem, sert rüzgarlar yangın mevsimini uzatarak yıkımı büyütüyor.
Orman Alanları Amaç Dışı Kullanıma Açılıyor
Son yıllarda ormanların madencilik, enerji, gezi yatırımları, plansız yapılaşma baskısı altında olduğu belirtildi. Verilere göre 2011–2024 arasında yangınlarda yaklaşık 286 bin hektar orman yitirilirken, aynı dönemde 458 bin hektar alan ormancılık dışı kullanımlara ayrıldı. Ayrıca 2008–2019 arasında 10 hektardan küçük parçalanmış orman alanlarının sayısı yüzde 118 arttı. Bu durum yangın riskini tırmandırıyor.
Bulanabilen Nedenlerin Yüzde 90'ı İnsan Kaynaklı
Nedenleri saptanabilen yangınların yaklaşık yüzde 90'ının insan kaynaklı olduğu bildirildi. Ancak bunun yalnızca bireysel dikkatsizlik olarak yorumlanmaması gerektiği, bakım çalışmalarının yetersizliği ile önleyici kaynakların sınırlı kalmasının da etkili olduğu aktarıldı. Yangınların zeytinlikleri, otlakları, arıcılığı, hayvancılığı, kırsal üretimi vurarak gıda güvenliğini de tehdit ettiği vurgulandı.
Önleyici Kamusal Politikalar Zorunlu
Görüşlerini bildiren sendika yetkilileri, yalnızca söndürme uçağı sayısını artırmanın çözüm olmadığını, ekosistem bütünlüğünü koruyan kamucu bir ormancılık anlayışının hayata geçirilmesi gerektiğini açıkladı. Güvenceli personel, erken uyarı düzenekleri, risk haritaları, bilimsel planlama ile yıl boyunca süren bir mücadelenin zorunlu olduğu belirtildi.