“Çiftçinin borcu 1,5 trilyon lirayı aştı…”
YENİ Parti Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman, Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Temmuz 2026 itibarıyla 1 trilyon 511 milyar liraya yükselen çiftçi borçlarına dikkat çekti.
YENİ Parti Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman, Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Temmuz 2026 itibarıyla 1 trilyon 511 milyar liraya yükselen çiftçi borçlarına dikkat çekti. Yurdun dört bir yanında üreticinin zor durumda olduğunu vurgulayan Barut, tarımsal desteğin yasal sınırın çok altında kaldığını belirtti.
Barut, Tarım Kanunu'nun 21. maddesine göre 2026 yılında üreticiye verilmesi gereken destek miktarının 722 milyar lira olduğunu, ancak verilen tutarın 168 milyar lirada kaldığını söyledi. Tohum, gübre, mazot, elektrik, sulama, yem, ilaç, işçilik harcamalarının katlanarak arttığını aktaran Barut; limondan domatese, üzümden fındığa, çaydan elmaya, pamuktan buğdaya hiçbir ürünün hak ettiği değeri bulamadığını bildirdi.
"Borçlar iki yıl faizsiz ertelenmeli"
Borç batağına saplanan çiftçinin üründen para kazanamadığını, tüketicinin de gıdayı pahalıya almak zorunda kaldığını ifade eden Barut, bu durumun tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini, ülkenin gıda güvencesini tehlikeye attığını belirtti. Derhal yeterli desteğin sağlanması gerektiğini bildiren Adana Milletvekili, çiftçi borçlarının iki yıl süreyle faizsiz ertelenmesi, girdi yüklerinin hafifletilmesi için köklü adımların atılması çağrısında bulundu.
Türkiye’de tarımsal üretimin, çiftçilerin çok ağır bir krizle karşı karşıya kaldığını, iktidarın çare üretmediğini vurgulayan Ayhan Barut, şunları söyledi:
“Çiftçinin sırtındaki borç yükü büyüyor, tarımsal üretimin maliyeti katlanıyor, ancak üreticinin hak ettiği destek verilmiyor. Yurdun dört bir yanında emektar çiftçimiz feryat ediyor, onların haklı isyanı yüreğimizi parçalıyor. Ege’den Karadeniz’e, İç Anadolu’ndan Akdeniz’e memleketin her yanında elmadan pamuğa, narenciyeden fındığa, üzümden buğdaya hiçbir ürün para etmiyor, maliyetin altındaki fiyatlar tarıma ve çiftçiye büyük darbe vuruyor. Çiftçiyi zora sokan, çaresizliği kader olarak yansıtanlar bu krizin bedelini sandıkta mutlaka ödeyecekler.
Lafı uzatmadan, algıyı bırakarak iktidarın artık somut adımlarla bu dertlere çare bulması şarttır. Bu yara hemen sarılmalıdır. Acilen çiftçiye verilmesi gereken tarımsal destekler yeterli düzeye çıkarılmalı, destekler zamanında ve öngörülebilir biçimde ödenmelidir. Çiftçilerin bankalara, tarım kredi kooperatiflerine ve finans kuruluşlarına olan tarımsal üretim kaynaklı borçları iki yıl süreyle faizsiz ertelenmeli, üreticinin yeniden üretime devam edebilmesi için ödeme koşulları iyileştirilmelidir. Mazot, gübre, tohum, elektrik, sulama, yem ve zirai ilaç gibi temel girdilerde çiftçinin yükünü azaltacak kalıcı düzenlemeler yapılmalıdır. KDV ve ÖTV muafiyetleri öncelikle yaşama geçirilmelidir. Ürün bazında maliyetler dikkate alınarak üreticinin sürdürülebilir gelir elde etmesini sağlayacak etkili destek ve planlama mekanizmaları kurulmalıdır. Üretim planlaması güçlendirilmeli, çiftçinin finansmana erişimi kolaylaştırılmalı, yerli üretim ve tarımsal verimlilik desteklenmeli, çiftçinin emeğinin karşılığını alması güvence altına alınmalıdır.”