Zeytinliklerde madenciliğe izin veren 11. madde geçti

Zeytinliklerde madenciliğe izin veren 11. madde geçti

ABONE OL
Haziran 20, 2025 16:18
Zeytinliklerde madenciliğe izin veren 11. madde geçti
0

BEĞENDİM

ABONE OL

TBMM Sanayi Komisyonu’nda kabul edilen “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, özellikle zeytinlik alanlarda madenciliğin önünü açan 11. maddesi nedeniyle yoğun tartışmalara neden oldu. İktidar düzenlemeyi enerji güvenliği ve yerli kömür santrallerinin hammadde gereksinimi çerçevesinde savunurken, muhalefetle çevre örgütleri önerinin ekolojik yıkımı yasallaştırdığı görüşünde birleşti.

Tartışmalı 11. madde, elektrik üretimi gerekçesiyle zeytinlik alanlarda madencilik yapılmasına “doğayla uyumlu” olduğu sürece izin veriyor. Ağaçların taşınması ya da yeniden dikilmesi öngörülse de, uzmanlar bu sürecin ekosisteme geri gelmesi olanaksız zararlar vereceği konusunda uyarıyor. Öneri ayrıca, kamulaştırılan zeytinliklerin özel şirketlere kiralanabilmesine de olanak tanıyor.

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, düzenlemeyi “enerji kisvesi altında doğal varlıkların özelleştirilmesi” olarak tanımlayarak, “Zeytinlikler maden şirketlerine peşkeş çekiliyor. Bu, vatana ihanettir” sözleriyle tepki gösterdi.

“Kamu yararı” vurgusuyla sunulan yasa değişikliğinin, çevresel ve tarımsal bütünlüğü göz ardı ederek sermaye odaklı önceliklere alan açtığı eleştirileri yükseliyor. Eleştirmenlere göre bu düzenleme, yalnızca doğaya değil; üretici köylülere, gıda güvenliğine ve toplumsal geleceğe de zarar verme potansiyeli taşıyor.

Komisyon toplantısına çevre örgütleri alınmadı, arbede yaşandı

19 Haziran Perşembe günü TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu teklifi görüşmek üzere toplandı.

Komisyon salonuna, öncesinde toplantıya katılmasına izin verilen bazı üretici derneklerinin temsilcileri alınmazken, iktidar ve muhalefet temsilcileri arasında arbede yaşandı.

Ekoloji platformlarından da teklifin komisyonda kabul edilmesine tepki geldi.

1992’den bu yana çevre dayanışmasının öncülerinden biri olan sivil toplum kuruluşu TEMA Vakfı yaptığı paylaşımda, “Topraklarımız, suyumuz ve zeytinliklerimiz; yalnızca üretim değil, kültürümüz, sağlıklı yaşamımız ve gelecek nesillerin yaşam güvencesi açısından büyük önem taşımaktadır. Korunmaları hepimizin ortak sorumluluğudur,” ifadeleriyle teklifi eleştirdi.

Teklifle birlikte, Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreçlerinde ilgili kamu kurumlarının üç ay içinde görüş bildirmemesi halinde onay vermiş sayılması öngörülüyor.

Öneride, ÇED sürecine ilişkin’olumlu görüş’ şu sözleri kullandı:

“Çevresel etki değerlendirmesi işlemleri Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülür. Çevresel etki değerlendirmesi sürecinde ilgili kurumlar görüşlerini en geç üç ay içinde verir. Kurumların ilave süre talep etmeleri halinde en fazla bir ay ek süre verilir. Tüm değerlendirmelerini tamamlayarak bu süreler içinde görüş bildirmeyen kurumun görüşü olumlu kabul edilir. İzin vermiş kurumlar çevresel etki değerlendirmesi sürecinde olumsuz görüş veremez. Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı alınan madencilik faaliyetleri için, ilgili kurum tarafından varsa mali yükümlülükler alınarak en geç bir ay içinde diğer işlemler tamamlanır.”

Bu otomatik onay mekanizması, uzmanlara göre çevre koruma mevzuatının denetim mekanizmalarını aşındırabilir.

Ormanlarda bedelsiz izin

Devlet ormanlarında madencilik faaliyetleri için bedelsiz izin verilecek olması da başka bir tartışma konusu.

Bu izinler, yalnızca arama değil işletme aşamalarını da kapsıyor ve çevresel etki değerlendirme sürecinde “uygun görüş” olarak kabul ediliyor.

Bu düzenlemeyi “Orman Kanunu’nun 169. maddesine açık aykırılık” olarak nitelendiren CHP milletvekili Sarıbal, “İktidara geldiklerinde yıllık 12 milyon metreküp olan orman kesimi, bugün 25 milyona çıktı. Yangınlarda her yıl 38 bin hektar orman kül oluyor,” dedi.

İktidar kanadı, teklifin enerji ithalatını azaltmak ve arz güvenliğini sağlamak için hazırlandığını savunuyor.

2024’te Türkiye’nin elektrik üretiminin yüzde 14’ü yerli kömür santrallerinden karşılandı.

Ancak bu santrallerin üretime devam edebilmesi için getirilen geçici düzenlemeler, iklim hedefleri açısından eleştiriliyor.

Muhalefet teklifin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvuracak

İlgili teklif ayrıca, Anayasa’ya aykırılığı açısından da tartışılıyor. Bu teklif ile Anayasa’nın 45. maddesinde yer alan “Tarım arazileri ile çayır ve meraların korunması” ilkesine aykırılık iddialarına yol açabilecek şekilde tarımsal bütünlüğün zarar görebileceği tahmin ediliyor.

CHP’li Sarıbal, teklifin bu haliyle kabul edilmesi durumunda, iptali için Anayasa Mahkemesi’ne götürüleceğini açıkladı.

“Zeytin katliamı, mera kıyımı, orman yağmasıyla geleceğimizi yok edecekler. Giderayak ne var ne yok satacaklar, halkı yerinden yurdundan edecekler. Yok öyle yağma!” diyen Sarıbal, sürecin yalnızca Meclis’te değil sahada da takipçisi olacaklarını vurguladı.


TariminSesi.Com.Tr internet sitesinde yayınlanan içerikleri kaynak göstererek alabilirsiniz.


En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP