CHP’li Barut: “Bu bütçe önerisine hayır diyoruz”

CHP’li Barut: “Bu bütçe önerisine hayır diyoruz”

ABONE OL
Kasım 25, 2025 10:55
CHP’li Barut: “Bu bütçe önerisine hayır diyoruz”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ile Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, tarımsal dış ticaret açığının 50 milyar dolara dayanmasına, çiftçinin artan maliyetler altında ezilmesine tepki gösterdi. Tarım ve Orman Bakanlığı bütçe görüşmelerinde elindeki pamuk ile mazotu gösteren Barut, “Eskiden 1 kilo pamukla 2,5 litre mazot alınırken, şimdi 2,5 kilo pamuk 1 litre mazot alınamıyor. Bu durumu siz yarattınız” dedi.

Köylü kasketiyle bütçe eleştirisi

Meclis Plan ile Bütçe Komisyonu’nda başına köylü kasketi takarak konuşan Barut, ulusal gıda egemenliğinin önemine dikkat çekti. “Bu bütçe yalnızca hesap kitabın ötesindedir. Tarım bir ülkenin bağımsızlığının, güvenliğinin, halk sağlığının, üretim gücünün ve sosyal huzurunun en temel unsurudur” diye konuştu.

Barut, bütçenin tarımsal üretimdeki gerilemeyi durdurmaya, çiftçinin maliyet yükünü hafifletmeye, gıda fiyatlarını istikrara kavuşturmaya yetmediğini belirterek, “Kırsal kalkınmayı sağlayacak, çiftçiyi koruyacak bir bütçe değil. Bu nedenle biz bu bütçeye hayır diyoruz” sözlerini kullandı.

Barut, sözlerini şöyle sürdürdü;

“Bu yıl gerçekten çiftçinin başına gelmeyen kalmadı. Tabir yerindeyse gökten bir meteor taşı düşmediği kaldı. Bu yıl başta şubat ayında bölgemizde yaşanan aşırı don, daha sonra 10-12 Nisanda tüm ülkede yaşanan aşırı don, arkasından 9-10 Ağustosta yine 58,5 dereceyi gösteren aşırı sıcaktan dolayı meyve yanıklıkları, derken kuraklık maalesef tarımda ve üreticilere büyük zararlara neden olmuştur. Bu vesileyle ülke gıda egemenliği riske girerken aynı zamanda iktidarın uygulamış olduğu tarımsal ekonomi politikalarıyla çiftçinin ürünleri değerinde satılmamıştır. Bölgemizde limon ağaçları kesilmiştir. Bu sene pamuk, soğan, patates, karpuz, biber, hiçbiri para etmemiştir. Ayrıca erkenci mandalina şu anda 2 liraya, 1 liraya düşmüştür. Pamuk bölgemizin, ülkemizin bir dönem simgesiydi, beyaz altın. Şu elimde gördüğünüz pamuk eskiden Ak Parti iktidarlarından önce 1 kilo pamuk sattığımızda, elimdeki mazot 1 litre, bu mazot çiftçinin en temel girdilerinin başında geliyor, fiyatı 60 lirayı buldu. Eskiden 1 kilo pamuğa 2,5 litre civarında mazot alınırken bugün 2 kilo pamuk satacak ki 1 litre, belki de 2,5 kilo pamuk satacak çünkü 28 liralardan 25 liralara kadar düştü. Bu nedenle 2,5 kilo pamuğa 1 litre mazot alabiliyor.

Bu yıla özgü acı gerçekler öyle büyük ki iktidarın pembe boyacısı olan TÜİK de bazı rakamları gizleyememiştir. Çünkü açıkladıkları verilere göre bu sene toplamda meyve üretimi yüzde 30,4 azalırken tahıllarda da yüzde 12,4 oldu. Yani rapora göre, 2024 yılında 74 milyon ton olan tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerdeki rakam, 67 milyona düştü. Yani buğdayda 20 milyon 800 bin ton üretilirken bu azalışla, maalesef 17 milyon 900 bin tona kadar inmektedir. Yağlı tohumlarda farklı mı? Yağlı tohumlarda da yine aynı; Türkiye’de üretilen soyanın yüzde 90’ı bölgemizde üretiliyor, sadece 200 bin ton kadardı, geçtiğimiz yıllarda 180 bin ton, bu sene, bu olumsuz koşullardan dolayı 148 bin tona; kütlü pamuk da 2 milyon 243 bin tondan 1 milyon 935 bin tona kadar düşüyor. Bu kara tabloya rağmen çiftçinin mazottan gübreye, zirai ilaçtan tüm maliyetlere kadar hepsi katlanarak artıyor. Burada, iktidar sıralarından birçok milletvekili, çiftçinin çok iyi durumda olduğunu söylüyorlar; gerçekten çok şaşırdım, sayın Bakandan daha ateşli savundular. Ben onların hiçbirinin çiftçi olduğunu düşünmüyorum. Ben kendim hem ziraat mühendisiyim hem de Adana’da çiftçilik de yapmaktayım hem de tarım girdileriyle uğraşan bir işletmem de var. Adeta çiftçiyle 7/24 teşrik-i mesaim var. Bugün, ovamızda ve ülkemizde çiftçilere bir dokunsan bin ah işitirsin. Gerçekten üreticinin hâli perişan, şu anda, hiçbir ürününden ya zirai don, kuraklıktan ya da AKP’nin yürütmüş olduğu politikalardan dolayı para kazanamamaktadır. Çiftçimizin acilen desteklere ihtiyacı vardır.

Komisyonda gün boyu ‘ülkemiz tarımda net bir şekilde ihracatçı’ diyenlere anlatıyorum. Tarımsal ham madde bazında söylüyorum, gıda ürünleriyle ilgili değil, 2003 yılında ülkede 2,1 milyar dolar ihracat gerçekleştirilirken karşılığında da 2,3 milyar dolar ithalat yapıldı. Bu iktidar 2023’e geldiğimizde 8,7 milyar dolar ihracata karşılık 13,3 milyar dolar ithalat yaptı. İktidar sayesinde 2003 ile 2025 yılları arasında toplamda 47 ile 49 milyar arasında tarımda net bir şekilde dış ticaret açığı bulunmaktadır. Tarım desteklenirse yapılır, tarım korunmaya muhtaç bir sektör. Tarım tüm dünyada korunurken, desteklenirken acaba bizim ülkemizde destekleniyor mu? 2006 yılında çıkarılan bir Tarım Kanunu’nun 21’inci maddesine göre milli gelirin ‘Yüzde 1’inden aşağı olamaz’ diye kesin hüküm var ancak hiçbir zaman yüzde 1’i verilmedi. Bu yılki gayrisafi millî hasılanın 77,3 trilyon olduğunu düşündüğünüzde bunun da yüzde 1’i 773 milyar destekleme olması gerekirken 168 milyar veriliyor. Şu anda bütçenin bile 0,9’una inmiş durumda.

Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği yalnızca bizle değil, çiftçiyle değil, aynı zamanda sahada çalışan teknik personelle mümkündür. Bu nedenle, ziraat mühendisinden gıda mühendisine, veteriner hekimden orman mühendislerine kadar çok sayıda meslektaşımız atama beklemektedir. Ziraat mühendisleri açısından söylemem gerekirse, ülkede 46 tane ziraat fakültesi var, her yıl 6 bin ziraat mühendisi mezunu veriyor. 2024 yılının KPSS sınavlarına 36 bin kişinin girdiğini düşündüğünüzde, yaklaşık 2 bin civarında alım yüzde 6’ya gelmektedir; bu da çok önemli rakam. Sizden gençlerin ricası, bir an önce atamaları gerçekleştirmeniz.”

 

 


TariminSesi.Com.Tr internet sitesinde yayınlanan içerikleri kaynak göstererek alabilirsiniz.


En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP