YENİ Parti Adana Milletvekili ile TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, pamuk üretiminde yaşanan gerilemeye dikkat çekerek iktidarın tarım politikalarını sert dille eleştirdi. Pamuk ekim alanları ile üretim miktarındaki düşüşü verilerle paylaşan Barut, stratejik bir ürün olan pamukta dışa bağımlılığın derinleştiğini vurguladı.
“Ekim alanları 3 kat azaldı, üretim rakamları düştü”
AKP’nin iktidara geldiği dönemde 760 bin hektarı bulan pamuk ekim alanlarının bu sezon 275 bin hektara kadar gerilediğini belirten Ayhan Barut, rekoltenin de 500 bin tonun altında kalmasının beklendiğini söyledi. Türkiye’nin her yıl 1 milyon tonun üzerinde pamuk ithal ettiğini hatırlatan Barut, artan maliyetler ile düşen ürün fiyatları yüzünden çiftçinin üretimden hızla uzaklaştığını dile getirdi.
“Çiftçi borç kıskacında, pamuk dışalımı sürüyor”
Yaklaşık 30 iş kolunun ana hammaddesi durumundaki pamukta tablo vahim boyutlara ulaştığını aktaran Barut, şu sözleri kullandı:
“Çukurova’nın beyaz gelinliği olan pamuk ne yazık ki çiftçinin kara talihi olmuş durumda. İlaçtan tohuma, gübreden mazota tüm girdiler katlanarak artıyor. Ürün fiyatları maliyetlerin dahi altında kalınca ekim alanları ile üretim miktarı hızla düşüyor. Çiftçi borca battığı için toprağından kopuyor, AKP iktidarı ise üreticiyi desteklemek yerine ithalata kaynak aktarmayı sürdürüyor.”
AKP’nin iktidara geldiği dönemde Türkiye pamuk ekim alanının 760 bin hektar seviyesinde olduğuna işaret eden Barut, şunları söyledi:
“Türkiye’nin stratejik ürünlerinden pamukta üretim alanları sürekli daralıyor. AKP iktidara geldiğinde 760 bin hektarı bulan pamuk ekim alanının bu sezon 275 bin hektara kadar gerilemesi, üretim miktarının da 500 bin tonun altında kalması bekleniyor. Buna karşın Türkiye’nin yıllık 1 milyon tonun üzerinde pamuk ithalatı var. Beyaz altın pamukta ve tüm tarımsal üretimde yaşanan bu kara tablonun sorumlusu AKP iktidarıdır.
Tekstil ve hazır giyimden yağ ve yem sanayisine kadar 30’dan fazla işkolunun ana hammaddesi olan pamukta iktidarın yanlışları ülkemizi çıkmaza sokuyor. Ürettiğinden kazanamayan çiftçi hızla üretimden uzaklaşıyor, olan ülke tarımı, çiftçisi ve ekonomisine oluyor. Bu sezon ekim alanları rekor seviyede düşerken üretim de 500 bin tonun altına düşmesi bekleniyor. Üreten ülke olmamız gerekirken, kendi çiftçimizi üretimden koparıp yabancı ülkelerin çiftçilerini destekler hale getiriliyoruz. Çiftçimiz üretmek istiyor ama ürettiği ürünün karşılığını alamıyor. Eğer çiftçimiz pamuktan para kazanamazsa, hiç kimse onu zorla tarlada tutamaz. Üreticiyi desteklemeden, maliyetlerini düşürmeden ve ürününe hakkını veren bir fiyat politikası oluşturmadan pamuk üretimini artırmak mümkün değildir. Türkiye’nin bereketli toprakları, deneyimli üreticileri, bilgi birikimi ve üretim kapasitesi vardır. Bizim eksiğimiz çiftçimiz değil, doğru tarım politikalarıdır. Pamukta gerçekçi üretim planlaması yapılmalı, üretim maliyetleri düşürülmeli, üreticiye emeğinin karşılığını alabileceği bir fiyat garantisi verilmelidir. Destekleme politikaları gerçekçi ve yeterli hale getirilmelidir.”
YAZARLAR
07 Eylül 2026YAZARLAR
07 Eylül 2026YAZARLAR
07 Eylül 2026ETKİNLİK
07 Eylül 2026GÜNDEM
07 Eylül 2026GÜNDEM
07 Eylül 2026GÜNDEM
07 Eylül 2026