İzmir’de tarımsal sayaç yatırımı

İzmir’de tarımsal sayaç yatırımı

İzmir Anakent Belediyesi, kuraklıkla mücadele gerekçesiyle tarımsal sulama alanında yeni bir adım attı.

ABONE OL
Eylül 14, 2026 13:05
İzmir’de tarımsal sayaç yatırımı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İzmir Anakent Belediyesi, kuraklıkla mücadele gerekçesiyle tarımsal sulama alanında yeni bir adım attı. Taşradaki su tüketimini denetim altına almayı amaçlayan 30 milyon liralık ön ödemeli akıllı sayaç yatırımı yaşama geçiriliyor. Geleneksel sulama yöntemlerinin yerine getirilmesi planlanan bu uygulamayla, toplam yirmi bir bin yedi yüz kırk altı dekar tarım arazisinin koruma altına alınması hedefleniyor. Su kullanımında yüzde otuz beş oranında tasarruf sağlanacağını ileri süren yönetim, dokuz ilçedeki üretim alanlarına 947 adet ön ödemeli ultrasonik sayaç yerleştirmeye başladı.

Ön ödemeli sistem üreticiye yeni yük getiriyor

Resmi açıklamalarda daha adil bir üretim modeli olarak sunulan bu yeni düzenleme, tarla bazlı ücretlendirmeden hacim bazlı ücretlendirmeye geçişi zorunlu kılıyor. İzmir Anakent Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay öncülüğünde yürütülen projeyle, çiftçinin yalnızca tükettiği suyun bedelini ödeyeceği ileri sürülüyor. Oysa toplumcu gerçekçi bir bakış açısıyla bakıldığında, ön ödemeli kartlı sistemlerin borç yükü altındaki köylüyü parası olmadığında susuz bırakma riski taşıdığı görülüyor. Üretim girdilerinin fahiş fiyatlara ulaştığı bu dönemde, suyu peşin parayla satın almak zorunda kalacak olan iki bin altmış üç çiftçi ailesi, tarlasını sulayamama tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor.

Akaryakıt zamları altında ezilen köylü suya da peşin para ödeyecek

Egemen siyasetin temsilcileri teknolojik yenilikleri büyük başarı öyküleri gibi sunadursun, taşradaki yoksul halkın sorunları her geçen gün katmerleniyor. Son aylarda akaryakıta, gübreye, tohuma gelen peş peşe zamlar yüzünden traktörünü çalıştıramayan küçük üretici, şimdi de sulama kooperatiflerinin peşin para dayatmasıyla köşeye sıkıştırılıyor. Hasat zamanı geldiğinde ürünün fiyatını aşağı çekmek için piyasayı baskılayan iktidar politikalarının yanında, yerel yönetimlerin de suyu ön ödemeli ticari bir mala dönüştürmesi, tarımsal sömürünün çarklarını daha da hızlandırıyor.

Futbol alanı büyüklüğündeki araziler şirketlerin insafına kalıyor

Üç bin futbol alanı büyüklüğündeki arazide tasarruf sağlanacağı söylenirken, tarımsal altyapının yetersizliği, kuruyan barajlar, iklim krizinin faturası yine köylünün sırtına yükleniyor. Büyük tarım şirketleri yeraltı sularını sınırsızca kullanmayı sürdürürken, kendi toprağında yaşamda kalmaya çalışan küçük aile işletmelerinin akıllı sayaçlarla denetlenmesi toplumsal adalet ilkesiyle bütünüyle çelişiyor. Banka borçları yüzünden üretimden çekilen çiftçiler, suyun da böylesine piyasalaştırılması sonucunda toprağını tamamen terk etme sürecine itiliyor.

Proje hakkında bilgi veren İzmir Anakent Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, şu açıklamayı yaptı:

Ön ödemeli ultrasonik sayaç uygulamasını sadece teknolojik bir yatırım olarak görmüyoruz. Suyun her metreküpünü takip edip tüketimi ölçebildiğimiz, çiftçimizin yalnızca kullandığı suyun bedelini ödediği adil bir sistem oluşturuyoruz. Dekar ve süre yönetiminin uygulandığı klasik sistemden, gerçek tüketim üzerinden ücretlendirmenin yapıldığı adil bir sisteme geçiyoruz. Damla sulama ve diğer basınçlı sulama sistemleriyle birlikte kullandığımız bu uygulamanın, hem üreticilerimizin maliyetlerine hem de su kaynaklarının korunmasına büyük katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Amacımız, sadece yüzde 35 oranında tasarruf sağlamak değil. Projenin su kaynaklarının korunmasına da ciddi katkı sunacağına inanıyoruz. Dokuz ilçedeki 11 sulama tesisinde, 21 bin 746 dekar alanda üretim yapan 2 bin 63 aileyi kapsayan bu çalışma, İzmir tarımının iklim değişikliğine karşı direncini artıracak önemli bir adım

Daha az suyla, daha yüksek verimde üretim yaparak, İzmir tarımının devamlılığını sağlıyoruz. İzmir tarımının geleceği ile su kaynaklarının geleceği ayrı düşünülemez. Bu yatırımı İzmir tarımının geleceğine ve su güvenliğine yapılmış önemli bir yatırım olarak görüyoruz.

İklim değişikliği ve tarımsal su yönetimini artık klasik yöntemlerle sürdürmek mümkün değil. Bugün dünyada su yönetiminde temel yaklaşım; suyu kaynağından itibaren ölçmek, izlemek ve doğru zamanda, bitkinin ihtiyacı kadar kullanmak. Türkiye’de kullanılan suyun çok büyük bölümünün tarımsal üretimde tüketildiğini düşündüğümüzde, en çok korumamız gereken alanın tarımsal sulama olduğu gayet açık. Biz de İzmir’de bu dönüşümü teknoloji, modern sulama sistemleri ve üreticilerin katılımını birlikte ele alarak gerçekleştiriyoruz.”

“Damlama sistemini yap, suyu al”

Akıllı sayaç uygulamasının kullanılabilmesi için damla sulama yöntemini zorunlu tuttuklarını belirten Selçuk Sulama Kooperatifi Başkanı Mehmet Bayraktar, “Damla sulama hem suyun tasarruflu kullanılmasını sağlıyor hem de mahsulün daha çabuk gelişmesini sağlıyor. Öbür türlü mahsulü boğuyoruz. Nar ya da narenciyeye bol su verdiğimizde kurur. Suyun buraya gelip damlamayla verilmesi çok önemli. Biz de çiftçimizi ona göre yönlendiriyoruz. ‘Damlama sistemini yap, suyu al’ diyoruz. Sayaç sisteminin kooperatiflere de katkısı çok önemli. Sayaç sistemi olduğu zaman önce parayı ödüyorlar, kontörünü yüklüyoruz; sonra kullanmaya başlıyorlar. Diğer tesisleri de sayaç sistemine çevirirsek, o zaman değmeyin kooperatifin verdiği hizmete” dedi.

“Vahşi sulama yöntemiyle sulama yapıyorduk”

Selçuklu üretici Ali Akyüz, “Bizim için su hayattır. Bu proje ekonomik anlamda bizim için çok iyi oldu. Daha önce vahşi sulama yöntemiyle sulama yapıyorduk. Bu da ister istemez su tüketiminin fazla olmasına neden oluyordu. Bu vesileyle damla sulama yöntemine geçtik. Ülke ekonomisine katkı sağladığımızı düşünüyoruz. Aynı zamanda daha verimli bir sulama yapıyoruz. Sadece sulamak istediğimiz bölgeyi suluyoruz. Su tasarrufu ve yeraltı kaynaklarının doğru kullanılması açısından biz de bu tasarruf anlayışına uyuyoruz” dedi.

“Herkes kullandığı suyu ödeyecek”

Uygulamanın çiftçiye adil bir sulama imkânı sunduğunu belirten Recep Arslan, “Su kaynakları açısından kaçak kullanımını önlemek adına bizim için çok iyi olacak. Çiftçiye de çok faydası var. Daha önce dönüm hesabıyla herkes aynı parayı ödüyordu. Şimdi herkes kullandığı su kadar ödeme yapacak. Vahşi sulama olmayacak, her taraf damla sulama olacak. Kaynakların korunması için vahşi sulamayı kaldırmamız lazım. Biz şu anda tamamen damla sulamaya geçtik. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ve emeği geçen herkese bu yatırım için çok teşekkür ediyoruz” dedi.

“Sulamamızı rahat rahat yapabiliyoruz”

Ahmet Taşpınar ise “Araziye tatlı su gelmesiyle toprak yeni bir canlılık kazandı. Bu bölgede yetişen narlar çok güzel oluyor. Bizler, çocuklarımıza yatırım yapıyoruz. Suyun gelmesinden çok memnunuz. Tonunu 10 liradan alıyoruz. Sayaç sistemi var. Sistem, yüklediğimiz ücreti kullanıma göre düşüyor. Biz ne kadar kullandıysak o kadar ödeme yapıyoruz. Kooperatifimize giderek istediğimiz miktarda yükleme yapıyoruz. Damla sulama sistemimizi kurduk. Sulamamızı rahat rahat yapabiliyoruz. Bize bu suyu kazandıran herkese çok teşekkür ederiz” diye konuştu.

9 ilçede 11 tesise kurulacak

947 akıllı sayaç, İzmir’in 9 ilçesinde bulunan 11 sulama tesisinde kurulacak. Aliağa Hacıömerli Sulama Göleti Sulama Tesisi, Bayındır Arıkbaşı Sulama Göleti Sulama Tesisi,  Bergama Kozluca Sulama Tesisi, Dikili Deliktaş Sulama Göleti Sulama Tesisi, Karaburun Parlak Sulama Tesisi, Kemalpaşa Vişneli Sulama Tesisi, Kemalpaşa Yukarıkızılca Sulama Tesisi,  Menderes Çatalca Sulama Göleti Sulama Tesisi, Menderes Yeniköy Sulama Göleti Sulama Tesisi, Seferihisar Payamlı Sulama Göleti Sulama Tesisi,  Selçuk Merkez YAS (Yeraltı Suyu) Sulama Tesisi’nde kurulacak. İzmir Anakent Belediyesi, böylelikle İzmir genelinde akıllı sulama sayacı sayısını 1870’e ulaştıracak.

 


TariminSesi.Com.Tr internet sitesinde yayınlanan içerikleri kaynak göstererek alabilirsiniz.


En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP