İstanbul’da etkisini gösteren şiddetli sağanak yağışlar, kent tarihine geçen rekor su miktarlarını beraberinde getirdi. Beykoz’da ölçülen 277,1 milimetrelik yağış, 1942 yılından bu yana kayıt altına alınan en yüksek değer olarak kayıtlara geçti. Birçok ilçede su baskınlarına ve can kayıplarına yol açan bu felaketin ardından, kamuoyunda “süper El Niño” olayının bu durumdaki payı tartışılmaya başlandı.
Euronews’in haberine göre, dünya genelinde iklim düzenlerini etkileyen El Niño olayının Türkiye yağışları üzerindeki etkileri bilinse de yapılan bilimsel incelemeler farklı sonuçlar ortaya koymaktadır. Türkiye’de El Niño ile yağışlar arasındaki ilişkinin en belirgin olduğu dönemlerin ilkbahar ile yaz başı olduğu aktarılmaktadır. Dolayısıyla İstanbul’da son yaşanan sonbahar yağışlarını yalnızca El Niño süreciyle açıklamak bilimsel açıdan yetersiz kalmaktadır.
Aşırı yağışı tetikleyen temel etkenler
Uzman değerlendirmelerine göre, İstanbul’da yaşanan rekor yağış üç ana etkenin bir araya gelmesiyle oluştu:
Karadeniz Su Sıcaklığı: Karadeniz’in sıcak yapısı, atmosferin yüksek miktarda nem kazanmasına zemin hazırladı.
Balkanlar Üzerinden Gelen Soğuk Hava: Soğuk hava kütlesinin deniz üzerindeki sıcak ve nemli havayla karşılaşması, atmosferdeki kararsızlığı artırarak şiddetli yağışı tetikledi.
Poyraz Rüzgarının Nem Taşıması: Kuzeydoğudan esen poyraz rüzgarı, deniz üzerinden kente sürekli nem taşıyarak özellikle Boğaz çevresi ile kuzey ilçelerde yağışın şiddetini katladı.
YAZARLAR
17 Ekim 2026YAZARLAR
17 Ekim 2026YAZARLAR
17 Ekim 2026ETKİNLİK
17 Ekim 2026GÜNDEM
17 Ekim 2026GÜNDEM
17 Ekim 2026GÜNDEM
17 Ekim 2026