47,1865
0.04%53,9955
0.02%6.100,27
0,13%13993.97
0,13%
Cumhuriyet Halk Partisi Adana Milletvekili Ayhan Barut, İran çevresinde yoğunlaşan savaş ortamının Türkiye tarımı üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekti. TBMM Tarım, Orman Köyişleri Komisyonu Üyesi Barut; bölgesel krizin çiftçiler, tüketiciler, üretim süreçleri için “kara tabloyu” daha da ağırlaştırdığını belirtti.
Ayhan Barut, gıda güvenliğinin ulusal egemenliğin, ulusal güvenliğin ayrılmaz bir parçası olduğunun altını çizdi. Krizin ulusal boyutlara ulaştığını belirten Barut; temel ürünlerde vergilerin düşürülmesi, halka doğrudan destek verilmesi gerektiğini vurguladı. Tarımı savsaklayan ülkelerin kriz dönemlerinde en ağır bedeli ödeyeceğini anımsatarak, iktidarın süreci yalnız izlemesini eleştirdi.
Tarımsal üretimde sürekliliği sağlamak adına ivedi önlemlerin alınması çağrısında bulunan Barut; gıda fiyatlarındaki artışın, üretimdeki risklerin toplumsal barışı tehdit edebileceği uyarısını yineledi. Mazot, gübre gibi temel girdilerdeki dışa bağımlılığın savaş ortamıyla birleşerek üreticiyi üretim yapamaz duruma getirdiğini vurguladı.
İran’a yönelik savaşın yalnızca bölgesel güvenliği değil, Türkiye tarımını, çiftçisini, halkın sofradaki ekmeğini tehdit ettiğini belirten Ayhan Barut, şunları söyledi:

“Ülkemiz maalesef uzun süredir derin bir ekonomik ve siyasi kriz içinde. Tarım ve çiftçimiz ise bu ateşin içinde cayır cayır yanıyor. Halkımız da bunun etkilerini iliklerine kadar hissediyor. Ekmek fiyatı 17,5 liraya yükselmiş durumdadır. Mazot fiyatı 80 liraya dayanmıştır. Gübre fiyatları ise ton başına 35 bin lirayı aşmıştır. Bu durum çiftçimizin nasıl bir yük altında üretim yapmaya çalıştığını, halkımızın nelerle karşı karşıya olduğunu net olarak gösteriyor.
Savaş ve gerilim krizi daha da büyürse enerji, mazot ve gübre fiyatları daha da büyütecektir. Zaten ayakta kalmakta zorlanan çiftçimizin üretimden tamamen çekilmesi riski ortadadır. Ticaret yollarında yaşanan her sorun, ihracatın daralmasından ürünlerin değerini yitirmesine dek başka sorunları büyütecek, üretimdeki düşüş ve maliyet artışları, gıda fiyatlarını daha da artıracaktır. Bugün 17,5 liraya ulaşan ekmek fiyatının daha da yükselmesi kaçınılmaz hale gelecektir. Bunun bedelini ise yine çiftçimiz ve halkımız ödeyecektir.
Bu kara tabloyu ve artan riski iktidar sadece izleyen değil, çözüm üreten bir anlayışla bertaraf etmeli ama oralı olmuyorlar. Yapılacak işler ve atılacak adımlar bellidir. Mazot ve gübre üzerindeki vergi yükü kaldırılmalı, çiftçimize doğrudan ayni, nakdi ve finansal destek sağlanmalıdır. Çiftçi borçları faizsiz ertelenmelidir. Bugün 80 liraya dayanan mazot ve 35 bin lirayı aşan gübre fiyatları karşısında üreticiyi korumadan üretimi sürdürebilmek mümkün değildir. Üretici birlikleri ve kooperatifler güçlendirilerek çiftçimizin pazardaki gücü artırılmalıdır. Temel gıda ürünlerinde kamu stokları oluşturulmalı, kriz dönemlerinde vatandaşımızın gıdaya erişimi güvence altına alınmalıdır. Ayrıca ihracatın sekteye uğramaması için alternatif ticaret yolları ve yeni pazarlar oluşturulmalıdır. Buradan iktidara açık bir çağrıda bulunuyoruz. Çiftçimizin yükünü hafifletecek acil destekler sağlanmalı, gıda fiyatlarını kontrol altına almak için temel ürünlerde vergiler düşürülmeli, dar gelirli vatandaşlara doğrudan destek verilmelidir. Gıda güvenliği, ulusal egemenliğin ve milli güvenliğin ayrılmaz bir parçasıdır. Tarımı ihmal eden ülkeler, kriz anlarında en büyük bedeli öder. Bu gerçek unutulmadan harekete geçilmelidir.”
YAZARLAR
20 Temmuz 2026YAZARLAR
20 Temmuz 2026YAZARLAR
20 Temmuz 2026ETKİNLİK
20 Temmuz 2026GÜNDEM
20 Temmuz 2026GÜNDEM
20 Temmuz 2026GÜNDEM
20 Temmuz 2026