X





Yabancı çiftçiye 31 milyar dolar, yerli üreticiye yoksulluk!

Yabancı çiftçiye 31 milyar dolar, yerli üreticiye yoksulluk!

ABONE OL
Haziran 4, 2026 12:56
Yabancı çiftçiye 31 milyar dolar, yerli üreticiye yoksulluk!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Tarım, Orman, Köyişleri Alt Kurulu Üyesi, CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, ülke tarımını çöküşün eşiğine getiren acı gerçekleri meclis kürsüsünden gün yüzüne çıkardı. Toprak Koruma, Arazi Kullanımı ile Bazı Yasalarda Değişiklik Yapılmasına Dair Yasa Önerisi üzerine CHP Grubu adına söz alan Barut, AKP iktidarının tarımsal sorunlara çözüm üretmek yerine üreticinin yangınını daha da büyüttüğünü vurguladı. Ekonomik, siyasi bunalımların tüm toplumu ezip geçtiğini belirten Barut, gıda egemenliğinin tehlikede olduğu uyarısını yaptı.

23 Milyon Dekar Buğday Alanı Yok Edildi!

Türkiye’deki toplam ekim alanlarının yüzde kırkını buğday topraklarının oluşturduğunu anımsatan Ayhan Barut, iktidarın yanlış tarım politikaları yüzünden çiftçinin toprağa küstürüldüğünü belgelerle ortaya koydu. 2002 yılında 93 milyon dekar olan buğday ekili alanların, bugün 70 milyon dekara gerilediğini açıklayan Barut, koca bir ülkenin üretim gücünün göz göre göre baltalandığını söyledi. Üreticinin girdilerine gelen fahiş zamlar karşısında taban fiyatların sefalet düzeyinde bırakılması, Anadolu topraklarındaki bereketin kökünü kazıyor.

Yabancı Çiftçiyi Zengin Eden Dışalım Politikası

İktidarın yerli üreticiyi desteklemek yerine parayı dışarıya akıtmayı görev bildiğini belirten Barut, AKP dönemine ait kara bilançoyu şu çarpıcı rakamlarla açıkladı: Türkiye, bu süreçte tam 112 milyon ton buğday dışalımı gerçekleştirdi, elin çiftçisine, yabancı şirketlere tam 31 milyar dolar para ödedi!

Kendi köylüsünü borç yükü altında ezen, mazot, gübre fiyatlarıyla silkeleyen anlayış, milyarlarca doları dışarıya harcamaktan çekinmiyor. “Önceliğimiz gıda egemenliğidir” diyen Barut’un bu çıkışı, tarımda bağımsızlığımızı yitirdiğimizin, halkın ekmeğinin yabancı tekellerin insafına terk edildiğinin en açık, en acı kanıtıdır. Tarım topraklarını korumak yerine sermayeye açan yasa tasarılarıyla oyalayanlar, buğdayda çalan alarm zillerini duymak zorundadır.

Krizin derin etkilerinin gerçekleştiğine vurgu yapan Barut şunları söyledi:

Bu krizin ve adaletsiz ekonomik düzenin, insanlığın beslenmesinden huzuruna kadar her şeyi yıkıp geçtiği bir dönemi yaşıyoruz. Aslında birincil önceliğimiz ve aslında sorumluluğumuz, millî beka da sayılan gıda egemenliğimizi güvence altına almak, üreticimizi ve tüketicimizi korumak, tarım alanlarının ve su kaynaklarımızın doğru kullanımıyla üretimin sürdürülebilirliğini sağlamaktır. Mazot ve gübre gibi en önemli temel girdiler hem ülkemizdeki ekonomik kriz hem dünya çapındaki kriz nedeniyle bu dönemde en büyük sorun hâline gelmiştir.

Çiftçilerimizin içerisinde bulunduğu ve yaşadığı sorunları çözmek, onları konuşmak, onların sorunlarına çare bulmak gerekirken maalesef tarımla ilgisi olan, olmayan konularla dolu torba kanunu burada görüşüyoruz. Mesela, buğday konusu. Buğdayda daha yeni Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından çiftçilerimizin beklentisi altında bir fiyat açıklandı yani 16,5 lira. Bu 16,5 liralık fiyat, geçtiğimiz yılki 13,5 lirayla baz alırsanız yüzde 22 civarında bir artış demek. Oysaki tarımda nereden baksanız yüzde 50’leri bulan bir enflasyon var. Şimdi, buradaki fiyatı açıklarken çiftçinin maliyeti olan ve bu maliyeti de Toprak Mahsulleri Ofisi istediği gibi rakamlarla oynayıp ona göre açıklanan bir sistemi yaşıyoruz. Bugün Türkiye’de buğdayın dekara verilmesi miktarı ortalama 300 kiloyken bugün açıklanan fiyatı 500 kiloya göre açıklanmıştır. Burada bir de manipülasyon yapılarak bir algı oluşturuluyor. ‘Buğdayda dekara 980 lira; temel destek, planlı destek ve sertifikalı tohum desteği vererek 3 liraya gelen bir fiyat kiloya eklendiğinde yaklaşık 19 lirayı buluyor.’ diyorlar. Ya, aklımızla dalga geçmeyin. Şimdi, fiyatı, taban fiyatı açıklanırken 500 kiloya yakın bir oranı alıyorsunuz, desteklemeyi de Türkiye’deki ortalamaya bölüyorsunuz, 300 kilogram.

Türkiye’deki ekim alanlarının yüzde 40’ı buğday ekimi alanlarıdır. 2002 yılında 93 milyon dekar ekili alan bugün 70 milyon dekar alana gerilemiştir. Tüm AKP iktidarı döneminde 112 milyon ton buğday ithal edilmiş, 31 milyar dolar parayı yurt dışına vererek ithalat yapılmıştır. Bugün bu 31 milyar dolar buğday üreticisine, kendi yerli üreticimize verilmiş olsaydı bugün üreticilerimizin durumu daha da iyi olurdu. Kırk yıl önce bu ülkede, nüfus da 40-45 milyonken bu ülkenin her zaman 20 milyon ton buğdaya ihtiyacının olduğu söyleniyor. Bugün ülkemizin nüfusu 86 milyona dayanmış, gelmiş, hâlâ 20 milyon ton buğday buğday ihtiyacının olduğu söyleniyor. Burada bir gariplik yok mu? Ya 45 milyon nüfusken 20 milyon ton ihtiyaç olmazdı ya da 86 milyon nüfusa çıktığımızda bugün bu 20 milyon tonun yetmemesi gerekiyordu. Maalesef, yine algı oyunlarıyla tarım yönlendirilmeye çalışıyor. Türkiye’de tarımın ve çiftçinin yaşadığı çöküşün birincil sebebi, ana sebebi uygulanan siyasi ve ekonomik politikalardır, bu politikalar değişmeden tarımın ve çiftçinin sorunlarının çözülmesi de asla mümkün değildir. AKP iktidarının da hedefi olan bu süreç uluslararası sermayenin hâkim olduğu, tarımın kamusal niteliğinin tasfiye edildiği ve üretimden tüketime kadar tüm süreçlerin tekelleştiği bir yapının sonucudur. 2004 yılında çiftçilerimizin bankalara borcu 4,5 milyar TL iken 2025 yılı sonu itibarıyla çiftçinin borcu 1 trilyon 300 milyar liraya dayanmıştır. Çiftçi artık üretim yapabilmek için kamu politikalarına değil, kamu bankaları ile özel bankaların kredilerine ve onların mekanizmalarına bağımlı hâle gelmiştir. Mazot, gübre, tohum ve yem gibi girdilerin fiyatı hızla yükselirken üretici bu maliyetleri karşılayabilmek için banka kredilerine başvurmak zorunda kalmıştır.Özellikle son yıllarda faizlerin de çok yüksek olmasıyla ve bu kredi miktarının da hızlı büyümesiyle çiftçiler artık borçlarını ve çiftçiye dayalı esnaflar da borçlarını çeviremez hâle gelmiştir. Çiftçi üretim yapabilmek için giderek daha fazla borçlanmaktadır, hatta elindeki traktörünü satarak sermaye yapıp yeni bir traktörü de taksitli olarak almaktadır. Çiftçi AKP iktidarında artık şu anda yok olmuştur.”


TariminSesi.Com.Tr internet sitesinde yayınlanan içerikleri kaynak göstererek alabilirsiniz.


En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP