X





“Bu toprağın öyküsünü kadınlar yazıyor…”

“Bu toprağın öyküsünü kadınlar yazıyor…”

Birleşmiş Milletler'in 2026 yılını "Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı" ilan etmesiyle, kadınların üretimdeki rolü ile karşılaştıkları eşitsizlikler küresel gündemde öne çıkmaya başladı.

ABONE OL
Ekim 15, 2026 09:18
“Bu toprağın öyküsünü kadınlar yazıyor…”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Dünyada tarım ile gıda sistemlerinde çalışanların yüzde 42’sini kadınlar oluşturuyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) Haziran 2026 verileri, aynı ölçekteki tarım işletmelerinde kadınlar ile erkekler arasında yüzde 24’lük verimlilik farkı bulunduğunu gösteriyor. Türkiye’de gübre ile toprak geliştirici fiyatlarının yıllık yüzde 33,07 arttığı bir ortamda, kadın çiftçilerin bilgiye, teknolojiye, üretim kaynaklarına erişimi kritik önem taşıyor.

2026 “Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı”

Birleşmiş Milletler’in 2026 yılını “Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı” ilan etmesiyle, kadınların üretimdeki rolü ile karşılaştıkları eşitsizlikler küresel gündemde öne çıkmaya başladı. FAO verilerine göre veriye erişilebilen ülkelerin yüzde 85’inde kadınların tarım arazileri üzerindeki mülkiyet ya da güvenli kullanım hakları erkeklerin gerisinde kalıyor.

“Kadının deneyimi üretim kararlarına yansımalı”

Organo Tarım (Fergo Gübre) Yönetim Kurulu Başkan Vekili Hale Coşkun Düzgün, 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü vesilesiyle yaptığı değerlendirmede, kadınların karar mekanizmalarındaki yerine dikkat çekti. Düzgün, “Kadının tecrübesini üretim kararlarının dışında bıraktığınızda, işletmenin önemli bir birikimini de kullanamamış oluyorsunuz” diyerek finansman ile bilgiye erişimin önemini vurguladı.

“Kadının emeği kadar üretimdeki söz hakkını da konuşmalıyız”

15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Fergo Organomineral Gübre Yönetim Kurulu Başkan Vekili Hale Coşkun Düzgün, kadınların tarımsal üretimdeki deneyiminin yeterince değerlendirilmediğine vurgu yaparken şunları söyledi:

“Tohumu seçen, fideyi büyüten, mevsimi takip eden, hasadı bekleyen kadınların çok büyük bir birikimi var. Bir üretim sezonu boyunca verilen emeğin içinde tecrübe de var, sabır da. Ancak kadınlar ekimde, bakımda, hasatta çalışırken kredi kullanılacağı, girdi alınacağı veya ürün satılacağı zaman aynı ölçüde söz sahibi olabiliyorlar mı? Üzerinde durmamız gereken soru bu. Kadın çiftçilerimizin bildiklerine kulak verip bu birikimi bilimle desteklemeliyiz. Benim önemsediğim, sezon bittiğinde üreticimizin ‘Bu yıl emeğimin karşılığını daha iyi aldım’ diyebilmesi.

FAO’nun 2023 tarihli Tarım ve Gıda Sistemlerinde Kadınların Durumu raporu da bu yaklaşımı destekleyen önemli bulgular içeriyor. Rapora göre aynı büyüklükteki kadın ve erkek yönetimindeki tarım işletmeleri arasında ortalama yüzde 24’lük verimlilik farkı bulunuyor. Kadınların araziye, krediye, eğitime ve teknolojiye erişiminde yaşadıkları güçlükler, bu farkın temel nedenleri arasında gösteriliyor.

Türkiye’de girdi maliyetleri artıyor, doğru üretim kararları önem kazanıyor

Çiftçinin gübreye ayırdığı bütçe sınırlı. Bu bütçenin karşılığını alabilmesi için önce toprağının neye ihtiyacı olduğunu bilmesi gerekiyor. Geçen yıl kullanılan gübreyi aynı miktarda uygulamak her koşulda doğru sonuç vermez. İhtiyaç olmayan bir besin maddesine para harcamak da gerekli besini eksik bırakmak da üreticinin gelirini azaltır. Kadın çiftçimiz tarladaki uygulamayı yapıyorsa analiz sonucunu da bilmeli, gübreleme programını da anlayabilmeli. Teknik bilgi doğrudan üretimi yapan kişiye ulaşmalı.

“İyi gübreleme toprağı tanıyarak başlar”

Çiftçimiz tarlasının hangi bölümünün daha çabuk kuruduğunu, hangi yıl daha iyi ürün aldığını bilir. Toprak analizi ise bize besin maddelerini, organik maddeyi, pH ve tuzluluk durumunu gösterir. İkisini bir araya getirdiğimizde o tarlaya uygun bir besleme programı hazırlayabiliriz. Komşu tarlada iyi sonuç veren uygulama sizin tarlanızda aynı sonucu vermeyebilir. Bizim işimiz üreticiye yalnızca hangi gübreyi kullanacağını söylemek değil, neden o uygulamayı önerdiğimizi de anlatmak.

Kadın çiftçiye yatırım, küresel ekonomiye 1 trilyon dolar katkı sağlayabilir

Bir kadın üreticinin toprak analizi yaptırabilmesi, sulamasını doğru planlaması, ürününü uygun zamanda ve iyi koşullarda satabilmesi birbirini tamamlayan işler. Finansman imkânlarını teknik danışmanlıkla, eğitimi tarladaki uygulamayla buluşturduğumuzda yapılan yatırımın karşılığını daha iyi alırız. Kadın üreticinin kazancını artırmak, tarım ekonomisinin de güçlenmesi demek.

Deneyimle bilimi buluşturan çalışmalar yaygınlaşmalı

Bir uygulamayı tarlada görmek, sonucunu incelemek, aklınızdaki soruyu o anda sorabilmek çok öğretici. Ancak eğitimlerin saatini, yerini ve içeriğini belirlerken kadınların iş yükünü de düşünmeliyiz. Üreticiyi dinlemeden verilen eğitimin etkisi sınırlı kalır. Kamu kurumları, üniversiteler, kooperatifler ve özel sektör bu konuda çok daha fazla iş birliği yapabilir.

“Başarıyı satışla değil, üreticinin kazancıyla da ölçelim”

Bir kadın çiftçiye eğitim verdiğimizde sadece kaç kişiye ulaştığımıza bakmamalıyız. O eğitimden sonra kaç üretici toprak analizi yaptırdı, kaç kişi gübreleme programını değiştirdi, kaç kadın maliyetini daha iyi yönetebildi? Bunları da takip etmeliyiz.

Kadın çiftçinin önündeki engellerin aşılması için herkesin yapabileceği bir iş var. Bizim görevimiz kadınlara ne kadar emek verdiklerini anlatmak değil; o emeğin karşılığını daha iyi almalarını sağlayacak koşulların oluşmasına katkıda bulunmak.

Ben gelecek yıl 15 Ekim’de kaç kadının gününü kutladığımızı değil, kaç kadın üreticinin kazancını artırdığını, işini büyüttüğünü ve üretim kararlarında daha güçlü söz sahibi olduğunu konuşmak istiyorum. Tarımın geleceğini güçlendirecek olan da budur.”

 


TariminSesi.Com.Tr internet sitesinde yayınlanan içerikleri kaynak göstererek alabilirsiniz.


En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP