DOLAR

46,4792

-0.02%
EURO

53,3552

0.15%
ALTIN(gr)

6.204,38

-1,30%
BİST 100

14734.5

-1,30%





Zeytin ile zeytinyağı dışsatımcıları finansmana kolay ulaşım istiyor

Zeytin ile zeytinyağı dışsatımcıları finansmana kolay ulaşım istiyor

ABONE OL
Haziran 21, 2026 10:37
Zeytin ile zeytinyağı dışsatımcıları finansmana kolay ulaşım istiyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Dünya genelinde zeytin ile zeytinyağında güçlü bir rekolte (ürün bolluğu) bekleniyor. Ege Zeytin ile Zeytinyağı Dışsatımcıları Birliği Başkanı Emre Uygun; zeytin, zeytinyağı üreticisi ülkeler olan İspanya, İtalya, Yunanistan, Tunus ile Türkiye’de verimli, yüksek rekolteli bir sezonun işaretlerini aldıklarını dile getirdi.

Ayrıca zeytinyağında tağşişi (yabancı madde karıştırılmasını) önleyecek QR kod uygulaması da yakın zamanda hayata geçecek.

“Tarihin en yüksek ürün bolluğuna tanıklık edebiliriz”

Sahadan, üretim bölgelerinden aldıkları ilk verilerin, önümüzdeki sezonda tarihin en güçlü ürün bolluğundan birine tanıklık edileceğini net bir biçimde ortaya koyduğunu belirten Emre Uygun, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Ağaçlarımızdaki verimlilik ile doğa, bizlere muazzam bir ürün bolluğunun müjdesini veriyor. Ancak bu ürün bolluğu, doğru politikalarla yönetilmediği takdirde üretici için bir fiyat bunalımına (krizine), dışsatımcı için ise stok yüküne dönüşebilir. Bu devasa rekolteyi katma değere dönüştürebilmemiz için dökme, varilli ya da ambalajlı ayrımı yapılmaksızın tüm dışsatım kanallarının açık kalması sektörümüzün geleceği için çok önemli.”

Dışsatımcı güvence, üretici destek bekliyor

Dışsatımcının önünü görebilmesi, uluslararası alıcılarla uzun vadeli büyük tonajlı sözleşmeler imzalayabilmesi için bu güvencenin hayati önemde olduğunu aktaran Uygun; bolluk döneminde iç piyasada üretici fiyatlarının maliyetlerin altına düşmesini engelleyecek esnek düzeneklerin (mekanizmaların) devreye alınması gerektiğini vurguladı. Uygun, dış pazarlarda rekabetçi fiyatlarla atak bir pazarlama yapılması gerektiğini söylerken, tarlada zorlu şartlar altında üretim yapan çiftçinin korunması adına üretici desteklerinin acilen artırılmasının bu sürecin en kritik parçasını oluşturduğunu belirtti.

EZZİB Başkanı Uygun sözlerini şöyle sürdürdü:

Bu tablo üreticilerimiz, sanayicilerimiz ve ihracatçılarımız üzerinde ağır bir maliyet baskısı oluşturmaktadır. Bu maliyet artışlarının döviz kuru gelişmeleriyle dengelenemediği dönemlerde, ihracatçılarımızın uluslararası pazarlarda rekabetçi fiyat sunabilmesi imkânsız hale gelmektedir. Özellikle önümüzdeki büyük rekolteyi dünyaya pazarlarken rakiplerimizle fiyat savaşına girebilmemiz için öngörülebilir bir kur politikası şarttır. İhracatçının mevcut pazarlarını koruyabilmesi ve yeni rekolteye pazar bulabilmesi için maliyet-kur dengesinin sektörün ihtiyaçları gözetilerek acilen yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın yüzde 3 döviz dönüşüm desteğinin yüzde 10’a çıkarılmasını bekliyoruz.

Yakın geçmişte hayata geçirilen doğru tarım uygulamaları ve üreticilerimizin yoğun emeği sayesinde Türkiye’nin zeytinlik sahaları genişlemiş; ülkemiz sofralık zeytinde birinci, zeytinyağında ise ikinci sıraya yükselerek küresel ölçekte devasa bir güce ulaştı. Ancak bu büyük üretim gücüne rağmen, ihracat politikalarımızda ve uluslararası pazarlarda karşılaştığımız tablo; maliyet baskıları, kur politikaları ve idari kararlar açısından dikkatle, öngörüyle ve özeleştiriyle değerlendirmemiz gereken yapısal bir süreçten geçmekte” diye konuştu.

31 Mayıs 2026 sonu itibarıyla netleşen sezon verilerimize göre toplam sektör ihracatımız 260 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Geçtiğimiz sezonun aynı dönemiyle kıyasladığımızda, küresel fiyatlardaki gerileme ve iç piyasaya yönelik idari tedbirlerin birikimli etkisiyle toplam ihracat gelirlerimizde yaklaşık yüzde 34 oranında bir düşüş yaşandığını görüyoruz.  Bu süreçte sofralık zeytin ihracatımız 172,5 milyon dolarla güçlü seyrini korurken, zeytinyağı ihracatımız değer bazında yüzde 62’lik bir düşüşle 69 milyon dolara gerileyerek hem miktar hem de değer bazında ciddi bir daralma ile karşı karşıya kaldı. Katma değerli ve ambalajlı ihracat elbette her zaman nihai hedefimizdir; ancak küresel rakiplerimizle rekabet edebilmemiz için dökme ve ambalajlı ürün dengesini yasaklarla değil, serbest piyasa koşullarının işlediği öngörülebilir politikalarla yönetmek zorunda olduğumuz bu rakamlarla bir kez daha açıkça ortaya çıktı.

Üretim ve ihracat süreçlerinde yüksek maliyetlerle karşı karşıya kalan firmalarımızın finansman yükünü hafifletecek, rekabet güçlerini korumalarını sağlayacak destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve döviz dönüşüm desteği gibi can suyu olan uygulamaların artarak devam etmesi en temel beklentimizdir. İhracatçımıza nefes aldıracak bu enstrümanların esnetilmesi ve sektörel ihtiyaçlara göre optimize edilmesi hem üretim gücümüzün korunmasına hem de ülkemizin döviz arzına çok güçlü bir katkı sağlayacaktır.”

Tarımda öngörülerle değil, verilerle yönetilen bir döneme geçmek zorundayız

2025/26 sezonuna girerken Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi tarafından açıklanan 310 bin ton zeytinyağı rekoltesinin sektörde karşılık bulmadığı imasında bulunan Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Uygun, rekoltenin doğru tespit edilmesinin önemine dikkati çekti.

Uygun, şöyle dedi:

25 Mart’ta düzenlediğimiz Sektör Çalıştayımızda, dünyanın en büyük üreticisi olan İspanya’dan Tarım Bakanlığı uzmanlarını ağırlamış ve ülkelerindeki bilimsel rekolte tahmin yöntemleri ile zeytinyağı takip sistemlerini yakından incelemiştik. Hedefimiz, orada gördüğümüz veriye dayalı vizyonu ülkemize kazandırmak ve yaklaşan bu büyük üretim dalgasını geleneksel tahminler yerine teknolojinin ışığında, kesin verilerle yönetebilmektir. Bu amaçla, Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü ile geçtiğimiz günlerde bir araya gelerek ilk önemli adımı attık. Enstitümüz ile gerçekleştirdiğimiz çok verimli istişare sürecinde, tıpkı İspanya’daki örnekte olduğu gibi tarladan sıkım tesisine, depolardan ambalaja kadar uzanan tüm süreci şeffaf bir şekilde izleyebileceğimiz entegre bir Çevrimiçi Zeytinyağı Üretim Takip Sistemi’nin kurgulanması üzerine fikir alışverişinde bulunduk. Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitümüzün köklü kurumsal birikimi ile bu küresel vizyonu doğru bir zeminde buluşturmayı çok önemsiyoruz. En yakın zamanda hazırladığımız taslağı Tarım Bakanlığı’na sunacağız. Bu dijital altyapı ve teknoloji odaklı rekolte tahmin çalışmaları hayata geçirilebildiği takdirde; kayıt dışılığın önüne geçilecek, gerçek stok miktarları anlık izlenebilecek ve böylece ani fiyat dalgalanmalarına karşı yasaklayıcı değil, veri odaklı ve öngörülebilir koruyucu politikalar geliştirilebilecektir.”

Uzak ülkeler stratejisiyle uyumlu çalışıyoruz 

Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı M. Kadri Gündeş, Ticaret Bakanlığı’nın ‘Uzak Ülkeler Stratejisi’ kapsamında; ABD, Kanada, Japonya, Brezilya ve Avustralya gibi yüksek potansiyelli stratejik pazarları odaklarına aldıklarını belirtirken şunları söyledi:

“Küresel pazarlardaki varlığımızı sadece ticaret heyetleriyle sınırlı tutmuyor, dünyanın en prestijli fuarlarında yer alıyoruz” diyen Gündeş; “ABD’de, biri New York’ta diğeri Kaliforniya’da düzenlenen Kuzey Amerika’nın en önemli iki gıda fuarında, Japonya’da Foodex Japan’da ve Çin Uluslararası İthalat Fuarı’nda ülkemizi ve Türk zeytin-zeytinyağı sektörünü en profesyonel şekilde temsil ediyoruz. Uluslararası alandaki bu pazarlama ağımızı, küresel rekabetçiliğimizi artırmak adına yeni UR-GE projemizle de desteklemeyi planlıyoruz. Firmalarımızın ihracat kapasitesini ve kurumsal altyapısını güçlendirmeyi amaçladığımız bu proje, yeni pazarlara açılma stratejimizin önemli adımlarından biri olacaktır. Bu küresel organizasyonlar ve projeler, bizim için yalnızca birer ürün sergileme alanı değil; önümüzdeki yüksek rekolte döneminin pazar altyapısını şimdiden kurduğumuz stratejik zeminlerdir. Amacımız, ihracatçımızın geleceğini küresel ölçekte garanti altına almaktır.”

Küresel pazarda kalıcı olabilmek için gıda güvenliği standartlarına uyum zorunlu

Türk zeytin ve zeytinyağı sektörünün küresel pazarda kalıcı olabilmesi için, sadece miktarsal üretim gücümüzle değil, uluslararası gıda güvenliği standartlarına uyum sağlamasının zorunluluğuna vurgu yapan Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Rahmi Balsarı, Avrupa Birliği ülkelerinde Mosh Moah olarak tanımlanan mineral yağ kalıntıları üzerine yeni standartlar/metotlar geliştirildiğini söyledi.

Mosh Moah ile ilgili yasal limitlerin ve uygulamaların 2027 yılında devreye alınmasının planlandığı bilgisini veren Balsarı, şu sözlere yer verdi:

“Ancak sektörümüzün bu yeni standartlara altyapı, teknoloji ve lojistik açıdan tam anlamıyla uyum sağlayabilmesi, gerekli tüm hazırlıklarını eksiksiz yapabilmesi adına bu sürenin 2030 yılına ertelenmesi yönünde devletimiz öncülüğünde uluslararası görüşmeler ve girişimler yoğun bir şekilde sürüyor. Bu riskin önüne geçebilmek adına, tarladan sofraya kadar uzanan zincirin tüm halkalarında farkındalık yaratmak zorundayız. MOSH ve MOAH kontaminasyonu; mekanik zeytin toplama makinelerinin yağlarından, taşımada kullanılan uygunsuz çuvallardan, sıkım tesislerindeki endüstriyel makine yağlarından ve hatta lojistik süreçlerdeki egzoz gazlarından dahi ürüne bulaşabilmektedir. Birliğimiz bu süreçte gıda güvenliği alanındaki tüm küresel gelişmeleri ve güncel yönergeleri çok yakından takip etmektedir. Önümüzdeki rekolte döneminde bu kalıntılar sebebiyle zorluklar yaşamamak adına, üreticimizden ambalaj tesislerimize kadar tüm paydaşlarımızın çok daha hassas ve dikkatli olması gerekmektedir. Bizler de bu doğrultuda bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmalarımıza ağırlık vererek, Türk zeytinyağının premium marka algısını küresel pazarda korumak için üzerimize düşen uyarıcı rolü oynamaya devam edeceğiz”

Taklit/ tağşişle mücadelede QR kodu dönemi gelmeli

Zeytinyağının da aralarında bulunduğu bazı gıda ürünlerinde taklit ve tağşişin yaygın olduğuna dikkati çeken Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Vural Gözgeç, yoğun bir çalışma yürüttüklerini vurguladı.

Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan’la taklit, tağşişin önlenmesi adına bir görüşme gerçekleştirdikleri bilgisini veren Gözgeç şunları söyledi:

Taklit ve tağşiş artık geleneksel perakende satış noktalarından ziyade online satış noktalarını internet üzerinden yapılan satışlarda çok farklı bir boyut kazandı, işin maddi boyutunda hem vergi kaybı hem tüketicinin kandırılması hem de sağlık boyutuyla sorunlar yaşanıyor. Bu konuda geçtiğimiz günlerde bir toplantı yaptık. Sosyal medya platformlarında görüyorsunuz 750 liraya 5 litrelik zeytinyağı reklamlarını. Biz firma olarak kendi laboratuvarımız olması sebebiyle zaman zaman parayla bu ürünleri satın alıp laboratuvarımızı analiz ediyoruz. Şu ana kadar hiç şaşmadı yüzde 99’u pamuk yağı çıkıyor. E-ticaret siteleri üzerinden yapılacak olan denetimlerin geleneksel satış noktalarındaki yapıldığı kadar sık ve düzenli yapılmasını istiyoruz Ticaret Bakanlığı’nın yaptığı denetimler sonucunda uygun olmayan ürünlerin reklamları kaldırılıyor. Şu anda reklam yasağı getiriliyor. Burada önemli olan konu satış yapan firmaya ceza verilmesi gerekiyor. Müteselsil sorumluluk kavramının burada gelmesi gerekiyor. Müteselsil sorumluluktan kastımız online pazar yeri veya sosyal medyadaki platform her hangisiyse bunların da satmış olduğu bu ürünün tağşiş olduğunu biliyor ya da bilmiyor. O önemli değil. Bununla ilgili gerekli sorumluluğu, gerekli altyapısının kurması gerekiyor. Şu anda sistemde mevcut uygulamada online ticaret platformlarının herhangi bir cezai müeyyide karşı karşıya kalma ihtimali yok. Anayasa Mahkemesi 2 Haziran 2026 tarihinde bir karar yayınladı. Tüketici sözleşmelerinde aracı hizmet sağlayıcılarını yani online ticaret platformlarının ayıplı malda doğan haklar bakımından sorumlu tutulmaması anayasaya aykırı bulunmuştur diye bir ibare var. Dolayısıyla bu çok yerinde bir karar. Bu kararın uygulanması 9 ay sonra yürürlüğe girecek. Yani burada malı aldınız sattınız. Bununla ilgili bu malda oluşan ayıptan dolayı hiçbir sorumluluğumuz yok. Bunun anayasaya aykırı olduğuna hükmedildi. Şimdi bizim bu 9 ay içerisinde ne yapmamız gerekiyor? Bununla ilgili yani bu yürürlüğe girecek olan maddelin ne gibi cezalar olabilir? Ne gibi denetimler yapılabilir? Bunların üzerinde şimdi çalışmaya başladık.

Rusya’ya ihracatımız olduğu için biliyorum. Rusya ithalat işlemlerinde QR kod uygulaması getirdi. Bu QR kod uygulaması nedir? Rusça karşılığı, Rusçanın Türkçe karşılığı dürüst işaret anlamına geliyor. Bu QR sistemini aldığınızda ulusal izlenebilirlik ve dijital etiketleme mekanizması devreye giriyor zeytinyağında. Ticaret Bakanlığı’nın kuracağı bir online kayıt bürosu üzerinden bu sistem yürüyebilir. Bu QR sisteminde herkese verilmeyecek. Belli şartları yerine getiren, belli kalite belgeleri olan, belli bir tesisi olan, marka tescili olan firmalar alabilecek. Bu QR kod bu platformda açılacak. QR kodun bir bedeli olması gerekiyor. Dolayısıyla markete gittiğinizde online alışveriş yaptığınızda QR kodla takibini yapabileceksiniz. Yeni dönemde bu uygulamayla ana gündemlerimizden bir tanesinin bu şekilde büyük ölçüde ortadan kaldırılması veya büyük ölçüde azaltılması yönünde bir çalışmamız olacak.”

 


TariminSesi.Com.Tr internet sitesinde yayınlanan içerikleri kaynak göstererek alabilirsiniz.


En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP