Adana Kent Konseyi tarafından 100. Yıl Çırçır Sanat Merkezi’nde kentteki plastik atıkların yarattığı çevresel yıkımı ele alan “Mikroplastik Kirliliği” konulu oturum düzenlendi. Oturumda, Adana’ya dışarıdan getirilen ile ortadan kaldırılamayan plastik atıkların toprakta, sulama kanallarında, denizde oluşturduğu kalıcı kirlilik ayrıntılı biçimde tartışıldı.
Etkinliğin açılış konuşmalarını Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Adana Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Güngör Geçer ile Adana Kent Konseyi Başkanı Haşmet Biçer gerçekleştirdi.

Oturum katılımcılar, masaya yatırılan konular
Adana’da mikroplastik kirliliğine dikkat çekmek ile kamuoyunda bilinç oluşturmak amacıyla düzenlenen oturumda alanında uzman isimler söz aldı. Oturumda konuşan isimler şunlardır:
Prof. Dr. Sedat Gündoğdu (Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi)
Dr. Halil Kabak (Adana ASKİ Çevre ile Koruma Daire Başkanı)
Prof. Dr. Ertan Aktaş (Mersin Üniversitesi İktisadi ile İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi)
Ebru Tutkal (Greenpeace İletişim Uzmanı)
Toplantıda kentteki plastik atıkların durumu, geri kazanım tesislerinin gücü, dış ülkelerden getirilen plastik atıklar ile bunların doğaya yaydığı mikroplastik tehlikesi değerlendirildi.
Öne çıkan değerlendirmeler
Oturumda kentin geleceğini ilgilendiren çevre sorununa ilişkin önemli uyarılar ile açıklamalar yapıldı:
Zeydan Karalar: “Avrupa’nın çöplüğü değiliz. Gelecek kuşaklara temiz su, temiz toprak ile temiz çevre bırakma zorunluluğumuz var” diyerek Türkiye’ye getirilen atığın yüzde 60’ının Adana’ya geldiğini belirtti. Birkaç kez dönüştürülen plastiğin artık dönüştürülemez duruma geldiğine dikkat çeken Karalar, izinsiz çalışan tesislere ceza kesildiğini, kentin çevresini koruma konusundaki duyarlılıklarını sürdüreceklerini söyledi.
Güngör Geçer: “Mesele kentimizin geleceğidir, ancak bütün kurum ile kuruluşların iş birliğiyle çözülebilir” sözleriyle sorunun ortak akılla çözülebileceğine işaret etti.

Karalar şunları söyledi:
“Yüzyıllarca çevreye zarar verecek bir durum varsa bu paradan çok daha önemlidir. İşletmelerimiz önemli ama Adana’nın geleceği her şeyden önemli. Bizler gelecek nesillere sağlıklı, temiz toprak, su, hava, çevre bırakacak şekilde davranmalıyız. Dolayısıyla ithalat kısıtlanmalıdır. Biz Avrupa’nın çöplüğü değiliz. Avrupa kendisinin tasfiye edemediği çöpleri, biz tasfiye edelim diye bize gönderiyor ama biz bunun yüzde 30’unu tasfiye edemiyoruz. Kıyılarımızda plastik atıklar var. Böylece bertaraf edilemeyen, tasfiye edilemeyen plastik atıklar suya ya da toprağa atılıyor. Bu atıkların yakılarak yok edilmesi de fazla maliyetli olduğu için, bunun tercih edilmediğini görüyoruz.
Bizim arıtmalarımızın böyle bir görevi yok ki! Böyle bir işi bizim arıtmaların kapasitesini yarı yarıya düşürüyor. Aynı zamanda enerji santrallerimizdeki verimliliği de azaltıyor. Bizim arıtmamızın kapasitesi zaten kente olan göçlerin ardından mevcut nüfusa bile yetmiyor. Bizim arıtmamızda ciddi kapasite artırımı yapılması gerekiyor. Bakanlık ve İller Bankası ile görüştüm ve 65 milyon avro hibe alacaktım. Arkadaşlarımızın yaptığı projeyi İller Bankası onayladı. Ben görevden alınınca bu para başka şehirlere yönlendirdi. Bu krediyi yeniden bulup arıtma kapasitemizi artırmak için yoğun çaba göstereceğiz.”

Güngör Geçer: Konu Adana’nın geleceğidir.”
Adana Anakent Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer de çok önemli bir sorunun tartışıldığını vurgulayarak şunları dile getirdi:
“Bugün burada çok önemli bir çevre sorununu konuşmak üzere bir aradayız. Fakat aslında konuştuğumuz mesele yalnızca plastik ya da mikroplastik kirliliği değildir. Mesele; Adana’nın geleceğidir. Toprağımızın, suyumuzun, denizimizin, tarımsal üretimimizin ve halkımızın sağlığının geleceğidir.
Plastik kirliliği artık sadece gözümüzün önünde duran bir atık meselesi değildir. Plastikler parçalandıkça ortaya çıkan mikroplastikler; su kaynaklarına, toprağa, deniz ekosistemine ve besin zincirine ulaşabilen, boyutları nedeniyle tespit edilmesi ve kontrol edilmesi çok daha zor olan ciddi bir çevre sorununa dönüşmektedir. Ve bu sorun Adana’nın tam da yanı başındadır.
Adana ve Mersin, Türkiye’de plastik geri dönüşüm sektörünün yoğunlaştığı önemli merkezler arasında yer alıyor. Yurt dışından ülkemize gelen plastik atıkların önemli bir bölümü bu bölgelerde işleniyor.
Özellikle İngiltere ve Avrupa Birliği ülkelerinden Türkiye’ye gönderilen plastik atıkların geri dönüşüm süreçleri, son yıllarda çevre açısından ciddi tartışmaları da beraberinde getiriyor.
Adana’da geri dönüşüm tesislerinin bulunduğu bölgelerde yapılan çeşitli çalışmalarda, sulama kanallarında ve çevrede plastik ve mikroplastik kirliliğine ilişkin bulgular ortaya konuluyor. Bu tabloyu görmezden gelemeyiz. Çünkü Adana sıradan bir kent değildir. Adana, Çukurova’nın merkezidir. Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin beslediği, tarımsal üretimin Türkiye açısından büyük önem taşıdığı bir coğrafyadır.
Burada toprağın ve suyun kirlenmesi yalnızca bugünün çevre sorununu yaratmaz. Yarının gıdasını da tehdit eder. Dolayısıyla plastik atık meselesine yalnızca ‘atık’ olarak bakamayız. Bu mesele aynı zamanda su meselesidir, tarım meselesidir, ekonomi meselesidir, halk sağlığı meselesidir ve gelecek meselesidir.
Ancak burada önemli bir noktaya daha dikkat çekmek istiyorum. Atık yalnızca bertaraf edilmesi gereken bir yük değildir. Atık, aynı zamanda ciddi bir ekonomik kaynaktır. Doğru ayrıştırıldığında, doğru toplandığında ve doğru yöntemlerle geri kazanıldığında atık; ekonomiye yeniden kazandırılabilecek değerli bir hammaddeye dönüşmektedir.
Bu nedenle yerinde ve kaynağında atık ayrıştırma sistemlerini çok daha hızlı ve etkin biçimde hayata geçirmemiz gerekiyor.
Bu sorun tek bir kurumun, tek bir belediyenin ya da tek bir kuruluşun kendi başına çözebileceği bir sorun değildir. Merkezi idare, büyükşehir belediyemiz, ilçe belediyelerimiz, üniversitelerimiz, meslek odalarımız, sanayicilerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız ve vatandaşlarımız aynı hedef doğrultusunda hareket etmelidir.
Adana Büyükşehir Belediyesi olarak biz, bu ortak çalışmanın içerisinde üzerimize düşen her türlü katkıyı ve desteği sunmaya hazırız.
Adana Kent Konseyimizin önderliğinde; üniversitelerimizden akademisyenlerimizin, Odalarımızın, çevre konusunda çalışma yürüten sivil toplum kuruluşlarımızın ve gönüllülerimizin katkılarıyla önümüzdeki dönemde nasıl bir yol haritası izleyeceğimizi belirlemek istiyoruz.”
Plastik atık dışalımı ile oluşturduğu sorunlar
Son yıllarda İngiltere ile Avrupa Birliği ülkelerinden gelen atıkların yarattığı mikroplastik kirliliği, çevre ile halk sağlığı açısından büyük bir tehlike oluşturmaktadır. İngiltere’den Türkiye’ye gönderilen plastik atıkların işlendiği Adana’daki geri dönüşüm tesisleri çevresindeki sulama kanallarında yüksek düzeyde mikroplastik ile plastik kirliliği saptanmıştır.
Plastik atık dışalımının boyutu ile bölgesel etkileri
Ülkemize giren plastik atıkların bölgesel dağılımı ile doğaya yansımaları şu verilerle öne çıkmaktadır:
Bölgesel Yoğunlaşma: Türkiye’nin toplam plastik atık dışalımının yaklaşık %60’ı Adana ile Mersin’deki geri dönüşüm tesislerine gelmektedir.
Giren Atık Miktarı: Adana’ya aylık ortalama 40.000 ton civarında dış kaynaklı plastik atık girmekte, bu durum yıllık ortalama 450.000 – 500.000 ton düzeyi bulmaktadır.
Deniz Eko-sistemine Zararı: Özellikle Adana ile Mersin özelinde yürütülen araştırmalar, mikroplastik kirliliğinin etkisiyle denizlerimizin ağır biçimde zarar gördüğünü kanıtlamıştır.
Toprak ile İnsan Sağlığı Tehlikesi: Çukurova gibi verimli tarım topraklarına sahip bir bölgede plastik kalıntılarının birikmesi, gıda zinciri yoluyla insan sağlığını doğrudan etkilemektedir.
YAZARLAR
03 Eylül 2026YAZARLAR
03 Eylül 2026YAZARLAR
03 Eylül 2026ETKİNLİK
03 Eylül 2026GÜNDEM
03 Eylül 2026GÜNDEM
03 Eylül 2026GÜNDEM
03 Eylül 2026