X




Grip aşısına ilişkin doğru sanılan dört yanlış nelerdir?

Grip aşısına ilişkin doğru sanılan dört yanlış nelerdir?

Kulaktan kulağa yayılanan “Aşı yaptırdım ama grip oldum, demek ki işe yaramıyor” ya da “Gebelikte grip aşısı olunmaz” türünden yanlış bilgiler, toplumda aşı kararsızlığına yol açıyor.

ABONE OL
Ekim 24, 2026 12:22
Grip aşısına ilişkin doğru sanılan dört yanlış nelerdir?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kulaktan kulağa yayılanan “Aşı yaptırdım ama grip oldum, demek ki işe yaramıyor” ya da “Gebelikte grip aşısı olunmaz” türünden yanlış bilgiler, toplumda aşı kararsızlığına yol açıyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Rıfkı Evrenkaya, konuya ilişkin önemli uyarılarda bulundu:

“Grip aşısı yalnızca bireysel korunma açısından değil, toplumdaki bulaşın, hastalığın ağır seyretme riskinin azaltılması açısından da önem taşıyor. Grip aşısının; grip virüsünün yol açtığı bronşit, akciğer iltihabı (zatürre) ile kalp yetmezliğini önlemede etkinliği kanıtlanmıştır. Tehdit altındaki kümelerde hastalık ile ölüm oranlarını düşürdüğü açıkça gösterilmiştir.”

Gribin (influenza) her yıl küresel ölçekte yaklaşık bir milyar kişiye bulaşan, yaklaşık 500 bin kişinin yaşamını yitirmesine yol açan mevsimsel bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Evrenkaya; meme kanseri hastalarında enfeksiyonların sağaltım süreçlerini aksatabileceğini belirtti. Prof. Dr. Evrenkaya, aşı konusunda doğru bilinen dört yanlışı şöyle açıkladı:

  1. “Aşı beni hasta etti” — Yanlış!

Grip aşısıyla ilgili en yaygın yanlış inanışlardan biri, aşı sonrasında ortaya çıkan hafif ateş, halsizlik ya da kas ağrılarının “grip olundu” biçiminde yorumlanmasıdır. Oysa uygun biçimde uygulanan inaktif (etkisizleştirilmiş) grip aşıları gribe yol açmaz. Aşı sonrasında iğne yerinde ağrı, hafif ateş, baş ağrısı, kas ağrısı ya da halsizlik gibi kısa süreli yan etkiler görülebilir. Prof. Dr. Evrenkaya, bu durumun gribe yakalanmak anlamına gelmediğini, başka solunum yolu virüslerinin de bu dönemde hastalığa yol açabileceğini bildirdi.

  1. “Geçen yıl aşı oldum, yine grip geçirdim” — Yanlış!

Grip aşısının yüzde yüz koruma sağlamadığı bilinmelidir. Aşının koruyuculuk gücü; dolaşımdaki virüslerle aşı içeriğinin uyumuna, kişinin yaşına ile sağlık durumuna göre değişebilir. Grip virüsleri sürekli biçim değiştirir (değişinime / mutasyona uğrar). Aşılanmış bir kişinin hastalığı hafif atlatması bile aşının koruyucu etkisini gösterir. Dünya Sağlık Örgütü de aşılamanın gribe bağlı ağır hastalık riskini azaltmada en önemli araç olduğunu vurgulamaktadır.

  1. “Gebelikte grip aşısı olunmaz” — Kısmen yanlış!

Gebelikte grip enfeksiyonunun anne adayı açısından oluşturduğu tehlikeler çok daha yüksektir. Grip, gebelik döneminde daha ağır seyredebilir, hastaneye yatış gereksinimini artırabilir. Prof. Dr. Evrenkaya, gebeliğin ilk üç ayında grip aşısının yapılmadığını, ancak sonraki aylarda yapılmasının önerildiğini belirterek; “Gebelikte kesinlikle aşı olunmaz” anlayışının yanlış olduğunu ifade etti.

  1. “Aşının içinde zararlı madenler var” — Yanlış!

Aşıların içinde cıva ile alüminyum gibi maddelerin bulunduğu söylentisi aşıya soğuk bakılmasına neden oluyor. Oysa aşının türüne ile yapısına göre içerik değişebilir; “bütün grip aşılarında şu madde vardır” biçiminde genel yargılara varılmamalıdır. Özellikle tek kullanımlık iğne (enjektör) biçimindeki aşılar bu tür maddeleri içermez. En doğrusu, aşının içeriğini sağlık çalışanından öğrenmektir.

Risk altındaki kümeler dikkat!

Prof. Dr. Tevfik Rıfkı Evrenkaya, aşılanmanın özellikle yüksek risk taşıyan kişiler için gerekli olduğunu belirterek bu kümeleri şöyle sıraladı:

65 yaş üzerindeki yurttaşlar

Kronik hastalığı olanlar (Kalp yetmezliği, KOAH, şeker hastalığı, böbrek yetmezliği olanlar)

Sağlık çalışanları

Bakımevi ile kreşe giden çocuklar

Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler (Organ nakli yaptıranlar, bağışıklığı baskılayan ilaç kullananlar ile kanser hastaları)

 


TariminSesi.Com.Tr internet sitesinde yayınlanan içerikleri kaynak göstererek alabilirsiniz.


En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP