admin

admin

12 Temmuz 2026 Pazar

Çiftçiye bir darbe daha…

Çiftçiye bir darbe daha…
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), 2025 yılı için buğday ve arpa alım fiyatlarını açıkladı. Ancak açıklanan rakamlar, üretim maliyetlerinin çok altında kaldı, çiftçilerden büyük tepki topladı. Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, bu fiyatların çiftçiyi koruyacak düzeyde olmadığını belirterek sert eleştirilerde bulundu.

Çiftçiler, mazot, gübre ve tohum gibi temel girdi maliyetlerinin son iki yılda hızla arttığını, TMO’nun belirlediği fiyatların geçimlerini sağlamaya yetmeyeceğini söylüyor. Özellikle fark priminin kaldırılması, üreticilere ek bir yük getirerek sektörde derin bir kriz oluşturuyor.

Ün, üreticilerin büyüyen sıkıntılarıyla yaşadıkları zorluklara ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Geçtiğimiz yıl makarnalık buğday için alım fiyatı sadece %11, ekmeklik buğday için %12, arpa içinse %4 oranında artırılmıştı. Bu yıl ise fark primi desteği hesaplamaya dahil edildiğinde açıklanan artış oranları, makarnalık buğdayda %15, ekmeklik buğdayda %23, arpada ise %38 oldu. Arpada görünürde yüksek bir artış var gibi dursa da geçen yıl fiyatlar zaten çok düşük seviyedeydi. Son iki yıl toplamına baktığımızda, makarnalık buğdayda %35, ekmeklik buğdayda %46, arpada ise %47’lik bir artış söz konusu. Bu oranlar, çiftçinin yaşadığı maliyet artışlarının yanında yok hükmündedir.

Son iki yılda mazot fiyatı %138, gübre fiyatları %85, zirai ilaç %91, sulamada kullanılan elektrik ise %76 oranında arttı. AKP eliyle çiftçi bilinçli bir şekilde batırılıyor. Rakamlar ortada: girdi maliyetleri üretim fiyatlarının çok üzerinde. Çiftçi nasıl ayakta kalsın?

“106 milyon ton buğday ithal ettik, 29 milyar dolar ödedik”

Anavatanı Anadolu olan buğdayı artık üretemez hale geldik. AKP iktidarında ithalat öncelikli bir politika benimsendi. Bugüne kadar 106 milyon ton buğday ithalatı yapıldı, karşılığında 29 milyar dolardan fazla para ödendi. Oysa bu para yurt içi üretimi desteklemek ve tarımsal altyapıyı güçlendirmek için kullanılsaydı, Türkiye buğday ithal eden değil, ihraç eden bir ülke haline gelirdi. Ama dert bu değil; dert üretimi değil, ithalatı teşvik etmek.

“Fark prim desteği kaldırıldı, çiftçiye bir darbe daha vuruldu”

Fark primi, üreticiye teşvik ve ödül niteliğinde verilen bir destektir. Bu desteği kaldırmak, çiftçiye bir darbe daha vurmak anlamına gelir. Nasıl ki çay üreticisine prim vermedilerse, şimdi de hububat üreticisini yalnız bırakıyorlar.

“Çözüm üretim odaklı bir Türkiye”

Bu tabloyu değiştirmek, ancak AKP iktidarından kurtulmakla mümkündür. Çünkü AKP demek yoksulluk, bağımlılık ve ithalat demektir. AKP iktidarda kaldığı sürece çiftçi de memur da işçi de sanayici de zarar görmeye devam edecek. Ancak halkımız, ilk seçimde sandıkta gereken cevabı verecek ve bu düzeni değiştirecek. Ardından üretimin teşvik edildiği, çiftçinin yüzünün güldüğü, mutlu ve güçlü bir Türkiye’yi hep birlikte kuracağız.”